bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Ocak 2014 Cuma
KUĞULAR SUDA YAŞAYABİLİR Mİ Kİ ACABA?
2014 Yılının ilk haftasına oldukça iyi başladım. Yani kendime göre fena sayılmam. Çok fazla spora gidememiştim, çarşamba günü iki kere gidince perşembe nakavtttttt, bu kadar kasmaya gerek yokmuş ilk günden onu da öğrenmiş oldum deneyerek. Ama cuma sağlam bir yürüyüş yaparak geri döneceğim. Sevdiklerimle zaman geçireceğim, yürüyüş yapacağım ve sevdiğim balığı yiyeceğim. Evet itiraf ediyorum acayip bir balık severim yani her gün yiyebilirim. Ama bazı balıklar ve deniz ürünlerinin oldukça kalorili olduğunun da malesef farkındayım, sevdiğim bir şey zaten az kalorili olsaydı bambaşka bir boyutta olurdum şu anda. Hatta bizim aile arasında balıkla ilgili espiriler pek sık yapılır bu nedenle, geçen gün bir diğeri annemlerde gelişti. Malum bu yakıt masrafları herkes için büyük şok yaratıyor son yıllarda, sanarsın doğalgaz değil pırlanta yakıyoruz mübarek, 3 tarafı denizlerle çevrili şahane rüzgar ve güneş enerji potansiyeli olan memlekette bize yapılan resmi zulüm. Geçen ayda bizimkilere bir sıcak su faturası gelmiş yönetimden. Tam setin üzerinde gördüm bakıyorum annem geldi;
- Anne bu ne ya, içeriye kaplıca mı yaptırdınız nasıl bir fatura bu.
- Babana soracaksın onu, banyodaki minimum süresi 25 dakika.
Ben tabi hemen mevzuyu anlamak için gittim babamın yanına, ya annem evdeki nüfusun farkında değildi ya da babam gerçekten kendini çinakop sanıyordu.
-Babacım faturayı gördün mü?
-Evet. (Olayın gelişini havadaki kokudan anlar, kısa cümlelerle göğsünde yumuşatır sonra anlamadığın bir pozisyonda atar golünü)
-Bu kadar suyu n'apıyorsun acaba, bir önceki karmanda balıktın heralde.
-Hangi karma?
-Bir önceki hayatında yani, yoksa bu kadar suya bir insanın nasıl ihtiyacı olabilir hamam işletmiyorsa?
-Yok balık değildim.
- ...
Balık olmadığını nasıl bildiğini, hamam konusuna neden cevap vermediğini, karma ile ben bu kadar ilgilenirken neden bilmemezlikten geldiğini falan sormayı gerçekten çok isterdim ama tamamen şaka amaçlı kurduğum cümleye cevap alıp diğerlerini sallayınca dedim daha fazla üstüne gitmeyim, zira 'Size ne kadar geldi?' diye sorsa cevap veremem. Bir levrekle evliyim. Ah bu su ve balıklar...
Nereden nereye geldim, aslında başka bir şey anlatacaktım ama balık olayı benim sistemimi çökertti. Yeniyıl hedef listemdekileri tamamlamak için kolları sıvadım ve hayatımda bana zararlı olduğunu düşündüğüm 'yeme' konusundaki halleri değiştirdim. Doktora gittiğimde sonucu göreceğim, gerçi yılbaşı gecesi hataların dibine vurdum, ertesi gün dipte yetişen balıklar gibi gezdim ama kendimi toparladım ve hedefimi gerçekleştirmek için ilk adımı attım.
Buzdolabını temizledim, sildim, eşyaları çıkardım, kiler dolabını ayıkladım. Beyaz pirinç, zeytin yağı dışındaki tüm yağlar, şekerlemeler, eşimin kendine aldığı o nutellalar, un, beyaz şeker ve konserve olan bir çok ıvır zıvır ki buna yağlı kuruyemişler de dahil hepsini gönderdim. Yerine alışverişe çıkıp yoğurt, sebze, meyve, hindi ve balık gibi sağlıklı olduğunu bin yıldır bildiğim ama yanaşmadığım şeyleri koydum. Kuruyemiş olarak kuru kayısı ve mürdüm eriği biraz yaban mersini ve tuzsuz badem ceviz aldım. Abartmadan aldım çünkü badem paketini açtığım anda içimden bir canavar çıkıp fısıldıyor kulağıma 'bitir, bitir, bitir hepsiniii, hüpletttt!'.
Cola, meyve suyu ve tüm gazlı içeceklere bye bye. Soda, kefir ve soğuk yeşil çaya geçiş yaptım. O kadar fazla içecek tüketiyormuşum ki su içmeye zamanım olmuyormuş veya aklıma gelmiyormuş onu fark ettim. Şimdi günde en az 5 bardak su içiyorum ama bizim bardaklar boyutlarımıza göre, battal porsiyon =)
Yemeğe dışarıya gitmek yerine kahve içmeye gitmeye başladık hatta öncesinde spora gitmek için evde bir anlaşma yapıldı. Önce spor sonra kahve yani. Böylelikle hem bedene hem bütçeye sağlam katkı yapmayı planlıyoruz yaza kadar. Katkı yaptığımız bütçeyi yaz aylarında hoppidi hoppidi değerlendireceğiz formda hallerimizle.
Sabahları midem hassas olur ve hiç bir şey yiyesim gelmez ama kendimi zorlayarak her sabah uyandığımda iki bardak su yanında 1 adet kuru kayısı yemeye alıştırdım kendimi. Ay tokum canım istemiyorum demek yerine tam öğünümde ve yazdığı kadarını yiyorum. O gece acıkmaları mide kazınmaları var ya 4. günün sonunda bıçak gibi kesildi.
Kendime kilo ve hediye listesi oluşturdum. Taktiklerini yazacağım. Ama şöyle kısaca söyleyeyim, alışverişe son. Minik adımları gerçekleştirmeden hiç bir şey almayacağım ve böylece kısır döngüden çıkmak için daimi bir motivasyon sağlamış olacağım..
Değiştirmek için değişmek gerekliymiş, görüp yaşıyorum, daha belki neler neler değişecek hayatımda. izleyip göreceğiz =)
Etiketler:
bakım,
diyet listesi,
diyetisyen,
fazla kilo,
kilo alma,
kilo verme,
kilo verme formülleri,
kişisel değişim,
obezite,
sağlıklı beslenme,
salata,
yemek tarifleri,
yeni hedefler,
zayıflama
25 Aralık 2013 Çarşamba
MAKYAJ DOSYASI AÇILDI
'Günlük hayatımda makyaj yapmam' diyen bir grup var evet biliyorum ama ben onlardan değilim. Günlük gece fark etmez, birazcık bakımın kimseye zararı dokunmaz. Özellikle tenimle ilgili sorun çekmesem bile gün içerisinde ufak tefek bazı renklendirmeler yapıyorum. Hayatımın hiç bir döneminde full makyaj ile markete gitmedim hatta 1 hafta boyunca gözüme kalem bile çekmediğim oldu ama genel olarak bakımlı olmak konusunda inatçı ve bir o kadar da miskin tavrım yakamı hiç bırakmadı. Minik makyaj çantam hep yanımdadır ve içerisinde son 10 yıllık deneme yanılma yöntemi ile kavuştuğum ciciler bulunmaktadır. Özellikle rimelim ve eyeliner ım son 3 yıldır hep aynı. sadık bir kullanıcıyım. =) Sizlerden gelecek önerilere ise kapım sonuna dek açık. Bakalım kimlerin ne makyaj sırları varmış.
İlk olarak ben başlıyorum, size küçük bir sır o zaman: Sabah yapılan makyajınızda özellikle ten rengi far üzerine 2 ton koyu hafif ışıltılı bir kahve farı göz kapaklarının üzerine sürmek çok daha canlı ve doğal görünmenizi sağlar. Güzel bakışlılar, vurgulamak için koyu renk farı tercih eder ancak gündüzler için bu tip kahve tonları cildinizi de daha fresh gösterecektir.
Rimel: Lancome Drama
Kaş kalemi: YSL
Pudra: MAC Studio Fix
Bronzlaştırıcı Allık: MAC Summer Collection
Göz Kalemi: Kryolan Black
Likit Eye-Liner: Kryolan
Allık: Nars
Far: NAKED Natural
Göz Kalemi: Flormar Jumbo Koyu Yeşil
Ruj: MAC Diva
Ruj: MAC KindaSexy
Sevgiler
Etiketler:
alışveriş,
bakım,
cilt sorunu,
eyeliner,
göz kalemi,
güzellik,
kadın ve bakım,
kryolan,
lancome,
mac,
makyaj,
makyaj sırları,
pudra,
rimel,
trend,
ysl
2 Ekim 2013 Çarşamba
BİR KUĞU KENDİNİ BAKIMA ALIRSA?
Evett efendim akşamları kendimi özellikle bir rutin içerisine sokmaya çalışıp, bunun üzerinde uğraşıp didinip bir liste oluşturdum. Yatmadan önce yaptıklarım yani aslında daha önce yapmadıklarımı anlatacağım. Değişiklik oldu mu? Evet yüzüm cildim canlandı, kendime baktıkça bakasım geldi, hanımhanımcık rollerime geri döndüm ve sanırım baya iyi hissediyorum. Bu hisler böyle kocaman kocaman olaylardan sonra değil her akşam bir rutini tutturunca basit bir kaç adımdan sonra geldi. Son iki haftadır aksatmadan uyguluyorum. İşte benim akşamları uyguladığım günlük bakımım.
O yüz temizlenecek: Yüzümü baya çitiliyorum, tertemiz yıkıyorum sonra tonik sürüyorum.
Lancome yüz yıkama jeli ve arkasından 3 numara Clinique tonik

Temizlenen cildin nemlendiriciye ihtiyacı var, sonra hedef odaklı bir cilt ürününe.
Clinique nemlendiricim ve Kiehl's kremim
.jpg)

Gözleri unutmak olmazzzzzzz, Şimdiden önlem almak lazım sonra pişman olmamak için.
Haftada iki kere duştan hemen sonra çılgın maskemi uygulamayı ihmal etmiyorum.
Haftada 3-4 akşam dudak bakımı
Eller ve ayaklar için haftada 3 akşam ki ben el kreminden nefret ederim (yazın her akşam yapıyorum ne de olsa sıcak ve sandalet ikilisi ayakları yıkıp geçiyor) faydası tartışılmaz.
Ve Saçlar
Her akşam saç uçlarıma ya saf argan yağı sürüyorum ya da bu karşım yağı sürüyorum, hemen yağlanır kirlenir diye bir korkum yok çünkü gördüğüm en kuru saç bizzat kendimin, yağa batırıp çıkarsam emer hepsini.
Misssss Kokulu Bakımlar
Etiketler:
arganyağı,
bakım,
bepanthene,
cilt,
ciltbakımı,
clinique,
dudakbakımı,
elkremi,
gözbakımı,
kırışıklık,
kiehls,
kurusaç,
maske,
nemlendirici,
peeling,
saçbakımı,
scrub,
temizlik,
tonik
23 Eylül 2013 Pazartesi
BİRİCİK VE EŞSİZ BENLİĞİMİZE SELAM OLSUN A DOSTLAR!
Tatilden bir kare geçti bu sabah elime, nasıl bir şevkle ve sevgiyle çektiysem zifiri karanlıkta dev palmiyeyi görüntüleyebilmişim. Her sabah enteresan bir yeşillik kokusu içinde uyanmanın efsane keyifli bir hadise olduğunu tahmin edebilirsin. Gerçi yol, köprü, avm, toplu konut derken özümüzden çıkıp robotik yaşamlar sergiliyoruz ama benim hala baya parlak bir umudum var yarında dair. 4 farklı katmandan oluşan bir palmiye, en altı kırçıllı, ortası yaprak gibi üstüste, üstü dikenli tel gibi salkım saçak ve yaprakları oldukça görkemli ve uzun. Aslında tek bir canlının bunca farklılıklarıdır onu diğerlerinden özel ve biricik kılan. Biz insanlar gibi, parmak izlerimiz gibi, biricik, farklı ve tüm o farklılıklarıyla güzel. Dünyada sadece tek bir renk olsaydı mesela her şey beyaz, hiç bir şey göremezdik, bomboş bir tuval gibi sonsuz ve hiç olurdu. Kendinizde kızdığınız, beğenmediğiniz, kusur diye adlandırdığınız her şey bir renk aslında. Benim şu selülitlerim bile bir renk aslında, ne rengi olduğu konusunda emin olmasam bile morciverte yakın olduğunu hissediyorum. Derin ve hüzünlü bir mevzu bu. Daha sonra uzun uzun konuşulur, o da bir konu başlığı nede olsa. Şimdilik; bir palmiye gibi heybetli, göz-alıcı, farklı, biricik ve eşsiz benliğimizle tanışmaya devam...
Etiketler:
ağaç,
bakım,
barış,
benlik,
biricik,
eşsiz,
günlükbakım,
kozmetik,
öz,
palmiye,
rutinbakımürünleri,
selülit,
tatil,
yaz,
yeşil,
zaytinağacı,
zeytin,
zeytinyağı
31 Temmuz 2013 Çarşamba
GÜNÜN DETAYI No.06
Düttürüdütt düdüdürüdüttürüdütttt... Bu sesi çıkarmaya çalışırken verdiğim genel rahatsızlıktan dolayı şekerim elimden alınmış olsa bile ki şeker yememem gerekiyordu, keyfim gayet yerinde. Çocukluğuma geri döne döne çocuk olarak paralize oldum resmen, kaldı mı benim ruh hayalle gerçek arasında, düttürüüdüttt dürürüdüttürüdüüüttttt... Azıcık özgür bırakın ruhunuzu, gülümseyin, rahatlayın ve affedin bir şeker karşılığında, henüz hala çocuğuz (kargalar 150 yıl yaşıyor, 50 yaşında olsan bile bu karşılaştırmada hala çocuk olabilme şansını kullan). Ben spora kaçıyorum, dönüşte pestilimin çıktığı kısımlarımda hala birazcık hal kaldıysa görüşürüz zira Hocam beni fena zorluyor.
Sevgiler
Etiketler:
açlık,
affetmeki sağlıklıyaşan,
alternatif,
bakım,
çocuk,
detay,
fotoğraf,
günlükbakım,
günündetayı,
inanç,
kahkaha,
mutluluk,
spor,
şeker,
tombik,
yaz
15 Temmuz 2013 Pazartesi
TOMBİK KUĞU'NUN YEMEK GÜNLÜĞÜ No.01 ( Kaç Yanlış Bir Doğru Götürür? )
Söyleşi yazımı yazdıktan sonra çok güzel geri dönüşler aldım sizlerden, ben de daha şevkle koşarak gittim bu hafta Ayça Kaya'ya. Ufak tefek arada randevularımı kaçırdığım olmuyor değil, ne de olsa cumartesi rehaveti denen şeye temmuz sıcakları eklenince böyle erimiş akideye dönüyor insan. Ama bu hafta gerçekten kurulmuş saat gibi erkenden kalkıp koşa koşa gittim canım tartıma. Bakalım bu sefer durumum nedir diye de baya heyecanlıydım. Aslında ne zaman bu kadar heyecanlı gitsem kesin ya aynı kiloda kalmış olurdum ya da muhtemelen vücut su topladığı için bir kaç yüz gramcık fazlam olurdu. Bende moral sıfırın altında eksi bilmem kaç yüz. Yıllardır yaşadığım kısır döngünün kısa tanımı budur işte, evet. Sen yap yap ya da yaptığını sanarak 10 gün geçir sonra o kadar zamanın boşa gittiğini gör, mayo festivaline çok daha az zamanın kaldığı gerçeğiyle yüzleş, of of of. Sar başa.
Etiketler:
açlık,
Ayça Kaya,
bakım,
detay,
doktor,
dönüşüm,
hata,
kilo,
mayo,
meyve,
sağlıklıyaşam,
tombik,
yaz,
yemek,
zorluklar
21 Mayıs 2013 Salı
TOMBİK KUĞU'DAN YENİ DÖNEM YAZI DİZİSİ: GÜNÜN DETAYI No.1
Sizlere daha iyi hizmet verebilmek için daha neler yapacağım belli değil, tutamıyorum kendimi =) Kendime özel olarak uyguladığım ne varsa hepsini paylaşmak istiyorum. Bu gönüllü annelik durumu başıma ne işler açacak bekleyip göreceğiz.
Güncel olarak neler aldım, neler yaptım, neler gördüm?ü içeren bir yazı dizi daha eklemiş bulunmaktayım tombik bloğuma. Yazılarımın yanında minik minik bunları da paylaşmanın daha faydalı olacağına inanıyorum. Yazma sürecinde çalışma ve araştırmalar yaparken arada kendimi de eğitiyorum, yeni şeyler öğrenip deniyorum, sonuçlarıyla birlikte işte hepsi burada. Evet efenim 'Günün Detayı' yazı dizisine başlıyoruz.
Kozmetik dükkanı 1, kırtasiye 2; bu ikisinden birine girdiysem beni biraz zor durursunuz ve muhtemelen her şeyi almak için inanılmaz bir çaba sarfederim, kısa mesafe koşuları yapar karşılaştırmalar ve bahanelerle her türlü istediğim ve gereksiz olan binlerce şey alır çıkarım. Bu sefer durum değişti, hedef odaklı çalıştım; yaz aylarında özellikle kuruyan topuklar için bir krem, ileride elektronik masaj aletini alma umuduyla=) selülite karşı masaj yağı ki içinde birçok adını bilmediğim yağ var, green tea yüz maskesi (yeşil candır demiştim), bir adette çok huyum olamamasına karşın turuncu oje. Oje ile ilgili ilk fikrim enfess olduğu konusunda; rengi, yoğunluğu, kolay sürümü de cabası. Maske de cildimi bir ferahlattı rengini açtı sanırım. Diğerlerinin etkileri biraz uzun vadede görülüyor o nedenle acil bir yorum yapmaktan kaçınmakla beraber bedenine yaptığın her bakım az veya çok olsun iyi geri dönüşler getirir diye düşünüyorum. Özellikle yazın daha çok neme ihtiyacı olan bedeni içeriden su ile, dışarıdan bu tip nemlendirici krem ve yağlar ile desteklemek gerekiyor. Yeter ki zaman ayır.
Not: Makyajla uyumamayı son 2 haftadır alışkanlık edindim. 'Ne olursa olsun o rimeller çıkacak sabaha panda gibi uyanılmayacak ve yüzüne nemlendirici sürülecek' gibi ültimatomlarla baya baya iyileşme sağladım.
Post-it lerim sağ olsun. Canım canım canım.
Etiketler:
bakım,
detay,
diyet,
günlükbakım,
günündetayı,
krem,
maske,
mutluluk,
oje,
post-it,
rejim,
rimel,
selülit,
yağ
20 Mayıs 2013 Pazartesi
TOMBİK KUĞU'NUN DEĞİŞİM MADDELERİ - PAZARTESİ MOTİVASYONU
Bakıyorum da 'ilerleyen yazılarda anlatacağım' dediğim
ne çok şey birikmiş, arkası yarına çevirmişim bloğu. Ama söz verdiğim şeyi gecikmelide olsa illa yaparım, örneğin finallerden koşup yamacınıza geleceğim demiştim bakın karşınızdayım =) Kısaca bahsettiklerimi
şimdi uzunca anlatacağım ki kimsenin aklında bir tereddüt kalmasın ve ufak
tüyolar detaylandırılmış olsun. O zaman; yeni bir başlangıcın şerefine madde
madde (mini el kılavuzu misali) neler değişmeli, neler yapılmalı, ben neler
yaptım yazayım; yolumuz aydınlansın, Pazartesinin şanı yürüsün. Sizlere de bir
ufak fikir olsun. Bakalım değişime karar veren Tombik Kuğu neler etmiş bu
zamana kadar.Haydeeee
*Altın Kural: Kavga yok! Bedenine hakaret etmek,
üzmek, beğenmemek olamaz, en önemli kuramız bu. Çünkü bunu başaramazsak maalesef
devam edemiyoruz. Göbeğim çıktı, bacağım görünmesin etek giyeyim zaten kocaman,
yandaki kızın belinin 3 katı oldu benim simitler, surata bak şişti iyice gibi
bedenini ve ruhunu küstürecek konuşmalar yasak! Bunun yerine kabul etmek var.
Sen ‘bu’sun ve eğer değişmek dönüştürmek istiyorsan bazı şeyleri onlara virüs
muamelesi yapma sadece sev, bol bol sev, yüzünü gözünü öp, sarıl kendi kendine,
göbeğini okşa. Kalçaların büyükse krem sür sabah akşam, ‘halledicez bebişim,
seni de kurtarıcam bu yükten’ de, anne gibi ilgilen bedeninle. Benim ‘kurumuş
bu ölmüş bitmiş’ dedikleri çiçeğimi öperek canlandırdım, şimdi bir limon
veriyor aklın durur (Bitkiler duymazmışmış yalanın daniskası). Hadi koş aynaya,
barışma zamanı.
*Kendine günde 3 dakika ayır; rahatsız edilmeyeceğin
sessiz bir ortam oluştur kendine. Mümkünse hafif
Etiketler:
açlık,
aşk,
bakım,
direniş,
diyet,
dönüşüm,
fazla kilo,
güzellik,
güzellik sırları,
kalori,
kilo,
post-it,
rejim,
sağlıklı yaşam,
sağlıklıyaşam,
tombik,
yemek,
zayıflama,
zorluklar
14 Mayıs 2013 Salı
ŞIMARIK KUĞU'NUN HEDİYE ZAMANI - YAN ETKİLER
Bu yazıyı hiç yazmamam lazım aslında. Yani dükkânı cuma gününe
kadar kapatmış olmam okumalarıma gömülüp dünya ile iletişimi kesmem adeta bir
bitkiye dönüşmem gerekiyordu, zira beni bekleyen üç adet makalem var. Onları
yazmak yerine bunu yazıyor olmak hangi aklın ürünü pek bilemiyorum, resmen
akademik intiharın eşiğine koyuyorum kendimi ama yapıyorum bunu evet, pişman
değilim. Paylaşmam gereken şeyler oldu, güzel minik hadiseler... Okumalarıma o
kadar gömülmüştüm ki baya sağlıksız beslendiğimi gördüm; başımda belimde
ağrılar, bir iç sıkışması affedersiniz göbek davul gibi şişti ( artık neden
bilemedim =).
'Yeter yahu, benden daha mı önemli dünyevi işler!' diyerek hemen
kendimi attım bahçeye; önceleri biraz pişman oldum, gerildim, iç ses daralttı,
ama bir kaç dakika sonra zihnim açıldı, ara sıra başımı kaldırıp ‘yaz geldi
yuppi’ diyerek sevindim, okuduklarımı daha çok anlamaya başladım, utanmasam iyi
ki bu kadar çok çalışıyorum diyecektim, vazgeçtim. Kendime ödül verdim, minik
boy =)) İçim ferah ferah oturdum, yemyeşil bahçede ayaklarımı uzatarak. Sonra
düşündüm; bu yoğun ve stresli zamanlarda kendimizi ihmal ederek ne kadar büyük
haksızlık ediyormuşuz meğer gün içerisinde bu ufak ödüller ve kaçamaklar hayatı
ne kadar renklendiriyormuş. Rica edeceğim böyle ödüller yaparken kimse ‘kaloridir,
efenim yağdır, yok içindeki şekerdir?’ gibi sorular sormasın kendine; kızmasın,
kavga falan çıkarmasın durduk yere bedeni ile. Çayı şekersiz içiyorsun,
salatayı yağsız yiyorsun zaten yeterince sıkı tutuyorsun programını, bir şey
olur diye endişe edersen olur, onu da başarırsın. Bu bedenimi şaşırtacak, mutlu
edecek, iyi hissettirmek lazım arada hergün yapmıyoruz bunu zaten hıhh, bu gazla metabolizmam bir coşar ki şimdi
teyy teyy dediğin anda zaten uçup gider bu süprizlerin 'yan etkileri'.
Not: Fotoğrafın
rengi bile farklı çıktı. Oysa hepsi telefon kamerasının üretimi. Bakışla ilgili
bir değişim olabilme ihtimaliNİ seçiyorum ben.
Kendinizi
şımarttığınız bir gün dilerim..
.
Etiketler:
açlık,
bakım,
çiçek,
diyet,
dönüşüm,
fotoğraf,
hediye,
HEDİYE,
kalori,
kilo,
tombik,
yazgeldi
25 Nisan 2012 Çarşamba
SON TOMBİK KUĞU'NUN ŞİFALI YİYECEKLERİ
Şehirde yaşadığım her süre kendimi hasta gibi hissederim sanırım bunu nedeni kalabalık. Çok kalabalık. Ne zaman güney sahillerine gitsem ya da bir köye yolum düşse sanki ömrüm boyunca orada yaşayabilirmişim gibi geliyor. Ancak İstanbullu bir kız için elbetteki bu sadece 70 yaşından sonra mümkündür. Yaşayamayız, biz öyle tiplerden değiliz. Sinema opsiyonu 15 olmadan, şehirde yapılacak 1500 aktivite olmadan ve bunları seçmek için bir ordu dolusu eş dost olmadan yapamayız biz. Alışkanlık meselesi işte. Ama sağlık için biraz şehirden uzak olmak gerek, doğal ürünler yemek ve biraz oksijenle ciğerleri doldurmak istiyor insan. Bende Dukan diyetimi yaparken sağlık konusunda şifacı hassasiyetine girdim. neler yemem gerekir, doğal ürünleri nereden almam lazım ve şifalı yiyecekler nelerdir.
Bazıları dukan diyetimi yaparken oldukça uygun görünüyordu ve bunlar öyle eften püften gıdalar değil, alternatif tıpta mucize gıdalar olarak anılıyorlar. İşte doğanın mucizesi yiyecekler. Stres, egzos, kaos ve çevre kirliliğine maruz kalan bu gariban bedenlere biraz ödül vermek son derece hoş bir hareket olacaktır.
1. ZENCEFİL : En favori yiyeceğim. Özellikle maydanozla beraber taze zencefili kaynatıp içine biraz limon suyu ve sirke ekleyip içtiğim sabahlarımda pollyanna oluyorum. Yağları yakması, vücudu toksinlerden arındırması ve kansere karşı olan tutumu da cabası.
2. ZERDEÇAL : Baharat olarak kullanımı çok daha kolay. Tuz yerine bunu kullandığım için hayatıma 5 yıl daha fazladan koyuyorum. 100 yıl yaşayacağım, hedefim bu.
3. MAYDANOZ VE DERE OTU : benim gibi ödem ve tiroid sorunu olan, metabolizması son derece yavaş çalışan, stresli bir mesleği olan biri için bulunmaz nimetler. Her gün yarım demet yemeğe özen gösteririm. Tavsiye ederim.
Etiketler:
bakım,
diyet,
dukan diyeti,
fazla kilo,
keten tohumu,
maydanoz,
meyve,
nane,
rejim,
sağlıklı yaşam,
sarımsak,
yemek tarifi,
yoğurt,
zencefil,
zeytin yağı
17 Şubat 2012 Cuma
DERİN MEVZU: MAKYAJ
'Her kadının yanında mutlaka bir makyaj çantası vardır' diye konuya girme fikrim vardı ancak gördüm ki mevzu hep böyle başlıyor. Ama benim çantamda genelde makyaj malzemeleri kumsala yayılmış gibi dururlar. Aradığımı rötarlı olarak bulsam bile en azından allık ve rimel hep sabit yerlerinde, çünkü en çok onlara ihtiyacım oluyor. Onlarca ruj, kalem, allık dururken aylarca sadece bir ikisini kullanıp kutudaki diğer malzemelerimin kalbini kırıyorum. Üstelik daha bir tanesi bile bitmemişken gidip yenilerini alıyorum. Bütçe konusunda sanırım özel ders almalıyım, gidişat hiç iyi değil.
Dün eve doğru koşar adımlarla ilerlerken Mac'ın yanından geçiyordum, önce adımlarım yavaşladı sonra durma noktasına geldi, durdu, baktım baktım baktım. bu kadar baktıktan sonra bir 'merhaba' demek istedim. Dedim ama biraz heyecanlanmışın sanırım, bağırarak söylemişim. Çalışan arkadaşların şaşkın bakışlarına maruz kalsamda sağolsunlar kibar davrandılar. Benden daha beterleri varmış demek.
Ufak çaplı bir alışveriş sonrasında evime mutlu mesud bir halde döndüm. Hala o neşeli ruh hali üzerimde. Yahu kadınları mutlu etmek ne kadar kolay, tüm işi karıştıran bu erkekler yoksa bizim katiyen bir kabahatimiz yok...
Dün eve doğru koşar adımlarla ilerlerken Mac'ın yanından geçiyordum, önce adımlarım yavaşladı sonra durma noktasına geldi, durdu, baktım baktım baktım. bu kadar baktıktan sonra bir 'merhaba' demek istedim. Dedim ama biraz heyecanlanmışın sanırım, bağırarak söylemişim. Çalışan arkadaşların şaşkın bakışlarına maruz kalsamda sağolsunlar kibar davrandılar. Benden daha beterleri varmış demek.
Ufak çaplı bir alışveriş sonrasında evime mutlu mesud bir halde döndüm. Hala o neşeli ruh hali üzerimde. Yahu kadınları mutlu etmek ne kadar kolay, tüm işi karıştıran bu erkekler yoksa bizim katiyen bir kabahatimiz yok...
İşte karşınızda 'Son Tombik Kuğu'nun Son Makyaj Poşeti'.
19 Ekim 2011 Çarşamba
RÜYAMDA REJİM LİSTELERİ TARAFINDAN KOVALANIYORDUM Kİ.....
Uzun zamandır yazamadım ama bunun kesinlikle miskinlikle alakası yok. Yani tam olarak yok. Son zamanlarda televizyonda ve kitaplarda; doktorların bir ay içerisinde verilmesi gereken maksimum 4 kg olduğu tezlerini inceledim ve doktorumunda aynı fikirde olmasıyla bir deneme yaptım. Şöyle ki; bir diet listesi yanında kısa yürüyüşlerden oluşan spor programı ile 10 gün geçirdim. Tabi bu liste tamamen bana göre hazırlanmış, kan değerleğim doğrultusunda düzenlenmiş bir listedir. Benden başka birine iyi gelir mi kimse bilemez. Sadece miktarlar ve sağlıklı yiyecekler konusunda fikir vermesi açısından paylaşacağım.
Gittiğim her doktor günde 3 lt su iç derdi ama yapamazdım. Onun yerine 3 lt kola içerek açığımı kapamaya çalışırdım. Belkide şu andaki doktorumu sevmem ve başarmamın sebebi mantıklı açıklamalar yaparak motivasyonumu sağlamasıdır. Bu nedenle günde 5 bardak su içip üzerine her fırsat bulduğumda yürüyorum. Taksiye binmek yerine yürümek hem bütçeme hem bünyeme iyi geliyor. Taksici amcalar pek bir kızacak bana ama kusura bakmasınlar artık devir ekonomi devri.
Ve beklenen an.. İşte o liste. Bundan ne zaman bahsetsem "kaç günde kaç kilo verdin?" sorusu soruluyor, biliyorum aklımıza ilk bu denklem ve çıkar opsiyonu geliyor. Sen yap görürsün diyeceğim ama yapma çünkü bu benim listem. Cüsseni kaldır, doktora git, tahlillerini tamamla, kendi listeni al. Bu da benimki;
KAHVALTI (08.00 - 09.00)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














