aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2014 Cumartesi

YÜZÜ GÖZÜ YIRTILACASI BE ADAM


En değerli varlığınız eşiniz, kırmayın aman…
Bazen böyle yolasınız, yüzünü gözünü tırmalayasınız geliyor evet, hakkatende bu dönem o deli gücü barındırıyorsunuz içinizde parçalarsınız vallahi. Ne deseniz anlamıyor yada yanlış anlıyor oysa sizin bu dönemde çook daha fazla anlayışa ve ilgiye ihtiyacınız var. Var olmasına ama karşınızdaki başka havalarda oohhhh derdi sen çek sefasını adam sürsün diye içinizden homurrr homurr gece uyuyamaz böyle yandan tekmeliyesiniz geliyordur muhtemel, doğrudur ama bunlar geçerli asabiyetten değil ‘Adam anlayışsız ayol daha ne olsun' diye isyan ettiğinizi de duyuyorum ama aslında adam anlayışsız da değil. Bana saldırmadan önce derin bir nefes alın sonra iki dakika sütünüzü alıp gelin bakın bakın ne anlatacağım. 

Şimdi bu dönem bizim zaten eserikli, kendi özerkliğini ilan etmiş, günü gününe uymayan hormonlarımız X2 hatta X3 oluyor. Sadece iki katına çıkmıyor ayrıca çok daha duygusal, alıngan, korumacı, alıcı, kırılgan ve algıları açık oluyoruz. Adam normalde de pazar günleri 19;00'da maç izliyor, sağolsun federasyon bir haftasonumuz var eşimizle ona da kumamız gibi el koyuyor yıllardır ama işte bu adamın suçu değil, fikstür böyle. Değişik olan sensin hamile olduğun için batıyor maç sana, batar doğrudur ama işte sakin olmak lazım o noktada. Özellikle başkalarına kızıp alınıp adamdan çıkartmamak, sanki hayatına iyi güzel bir şeyler bekleyen bir tek senmişsin de o etkisiz elemanmış gibi davranmamak daha şık olur. 

‘Aaaa sen nasıl anne olacaksın kuzum, hiç heyecan heves göremiyorum sende’ dese biri ne yaparsın? İşte sevdiğin insanı da hislerini göstermiyor veya gösteremiyor diye suçlamamak hemen etiketlememek gerek, sonuçta yaşanan şeyi tek başına kendine mal etmek biraz abartılı bir show olur. 

Ben de az fena değilim, sağa sola kızıyorum, hemen parlıyorum, herkes başımda olsun istiyorum, böyle korunayım kollanayım diye diretiyorum, değişik bir şey oldum kendimi tanıyamıyorum, ayy vallahi soğudum anlatırken kendimden, ben soğudum kim bilir eşim neler hissediyor bana karşı. =) Şaka bir yana kolay zamanlar değil, ama kötü zamanlar da değil. Keyfini sürmek zorluklara beraber göğüs gerdiğini bilmek ve görmekten geçiyor sanırım, adaletli olmak veya. Babam gibi bir baba olsun isterdim hep ileride bir gün çocuklarım olacaksa babaları, evlatları yüreklerinin en derininde bile görebilsin o sevgiyi, kahramanı olsun kaleleri limanları ama en çok bahsederken yüzleri gülsün isterdim, şimdi bakıyorum O’na, özellikle kızdıktan hemen sonra; babam gibi olacak hissediyorum, evlatlarım hayatlarında ilk sevilmeyi öğrenecekler, sonsuz karşılıksız kocaman sevilmeyi. Bileceğim ki ilk onlar gelecek, en önemli onlar olacak.. Payı büyük hemde çoook büyük. Heyecanları, telaşları, dalgınlıkları normal ve olağan. En sağlam dostunuz o sizin, en güvenli yanınız. 

Birbirine sarılmaktan, sevmekten, gülümsemekten daha güzel motivasyon mu olurmuş. 

Hem kırmadan öne bir daha düşünün; her gece bebek ağladığında yardıma ve hatta biraz uykuya ihtiyacınız olacak, sizce de mantıklı mı bu zamanda küsmek?



20 Mayıs 2013 Pazartesi

TOMBİK KUĞU'NUN DEĞİŞİM MADDELERİ - PAZARTESİ MOTİVASYONU





Bakıyorum da 'ilerleyen yazılarda anlatacağım' dediğim ne çok şey birikmiş, arkası yarına çevirmişim bloğu. Ama söz verdiğim şeyi gecikmelide olsa illa yaparım, örneğin finallerden koşup yamacınıza geleceğim demiştim bakın karşınızdayım =) Kısaca bahsettiklerimi şimdi uzunca anlatacağım ki kimsenin aklında bir tereddüt kalmasın ve ufak tüyolar detaylandırılmış olsun. O zaman; yeni bir başlangıcın şerefine madde madde (mini el kılavuzu misali) neler değişmeli, neler yapılmalı, ben neler yaptım yazayım; yolumuz aydınlansın, Pazartesinin şanı yürüsün. Sizlere de bir ufak fikir olsun. Bakalım değişime karar veren Tombik Kuğu neler etmiş bu zamana kadar.Haydeeee

*Altın Kural: Kavga yok! Bedenine hakaret etmek, üzmek, beğenmemek olamaz, en önemli kuramız bu. Çünkü bunu başaramazsak maalesef devam edemiyoruz. Göbeğim çıktı, bacağım görünmesin etek giyeyim zaten kocaman, yandaki kızın belinin 3 katı oldu benim simitler, surata bak şişti iyice gibi bedenini ve ruhunu küstürecek konuşmalar yasak! Bunun yerine kabul etmek var. Sen ‘bu’sun ve eğer değişmek dönüştürmek istiyorsan bazı şeyleri onlara virüs muamelesi yapma sadece sev, bol bol sev, yüzünü gözünü öp, sarıl kendi kendine, göbeğini okşa. Kalçaların büyükse krem sür sabah akşam, ‘halledicez bebişim, seni de kurtarıcam bu yükten’ de, anne gibi ilgilen bedeninle. Benim ‘kurumuş bu ölmüş bitmiş’ dedikleri çiçeğimi öperek canlandırdım, şimdi bir limon veriyor aklın durur (Bitkiler duymazmışmış yalanın daniskası). Hadi koş aynaya, barışma zamanı.

*Kendine günde 3 dakika ayır; rahatsız edilmeyeceğin sessiz bir ortam oluştur kendine. Mümkünse hafif

14 Eylül 2011 Çarşamba

SEVGİLİNİN GÖZÜNDEKİ YAVRU CEYLANDAN YAVRU PANDAYA TERFİ ETMEK



Kabul ediyorum dışarıda farklı mekanlarda farklı yemekler yemeyi seven, ev işi bilmeyen, kariyer ve entellektüel gelişime daha çok önem veren, alışverişe bayılan sıradışı bir eşim. Ama allahtan bizimki henüz sıradan evlilikler grubuna girmedi, böyle giderse hiç giremeyecek. Tamam sevgiliyken kelebek sayısı daha fazlaydı anlıyorum ama evlenince neden işleri değiştiriyoruz ki? Hem böylelikle aşık olduğun ilk 3 ayki zayıflama ivmeni hiç kaybetmemiş oluyorsun. Bence yine o gelmeden hazırlanıp süslenmeli kapıya çıkıp yeni keşfettiğiniz bir mekana gidilip güzel yemek ve içki eşliğinde cilveleşmelisin. Cilve burda karşılıklı yapılan bir aktivite olunca halk arasında 'çifte kumrular' olarak damglanıyorsun, varsın o da olsun.