meyve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
meyve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2014 Çarşamba

GÜNÜN DETAYI No.10 İLHAM PERİSİ

Kitaplar, meyveler ve yeni denemelerle dolu bir haftasonunun ardından...

Mutfak tezgahında sağlıklı atıştırmalar bulunmalı, her şekilde o mutfağa günde iki kere aç giriliyor en azından birini frenlese kardır bize.

Makarna yemekte sorun yok ancak özellikle kilo vermek isteniyorsa bol domatesli veya sebzeli olmasında, 8-9 dakikadan daha fazla pişirilmemesinde, yanında bol salata ile yenmesinde, porsiyonun küçük tutulmasında fayda var.

Nar bir mucize, mistik bir meyvedir. Faydalarının yanı sıra bana verdiği enerjisinden ötürü azimle ayıklarım, bir haftalık nar stoğumu doldururum sonra strese girmem.

Küçük Kara Balık, Neden  Her Şey Hala Yok Olup Gitmedi?, Rüya İnşa İtiraz ve Entelektüelin Kutsal Kitabı(üçüncü haftasında bitirdim bunu, aslında her gün bir sayfa okumam gerekliydi ama ben bir sene sabredecek kadar mülayim bir canlı değilim) bu hafta bitip kütüphanedeki yerini alan şanslı talihlilerim oldu. Yeni kitabım Sherlock ve Puslu Kıtalar Atlası yeni hafta hedefim olarak başucumda bulunuyorlar. Okumak, yazmak, yaratıcılığını kullanmak kadar insanı kendine getiren başka bir şey yok sanırım gerçi sevdiceğim kitaba başladığımda dünya ile ilişkimin kesildiğini iddia ediyor ama farkında değil ki ben o esnada başka başka dünyalarda yolculuğa çıkmış oluyorum.

Sevgiler

18 Ocak 2014 Cumartesi

YENİ HAYATIMA DAVETLİLER LİSTESİ: SEBZE ve MEYVE SENFONİSİ


Yeni hayatıma yeni sebze ve meyveler ekledim. Zira çıkardığım o kadar çok gıda oldu ki bizim buzdolabı bir başına kaldı. Sonra çevremdeki büyüklerden aldığım bilgilerle başladım araştırmaya, ülkemizde tarım hala! yapılabildiği ve bu kadar çeşitli sebze meyve tüketebildiğimiz için pek şanslıymışız da haberimiz yokmuş. Bu saatten sonra geleneksel mutfağımızda revizyona gidiyorum; kete, katmer, analı kızlı, hoşmerim pek güzel pek lezzetli evet kabul ama sadece bunlar yok ki bizim geleneksel mutfağımızda. Kiviyi saymazsak işte bizi eskilere götüren bir hafif Ege Akşamı Esintisi notlarım.

Not: Akdeniz Diyeti denilen ve sebze balık ağırlık bir beslenme tarzını öngören yaşam şeklinin kendi ana vatanımızdan çıktığını bilmek çok şaşırtmıştı beni vakti zamanında. Hep başka ülkelerin geleneklerinin popüler hale gelmesine alıştığımızdan olsa gerek gözümüzün önündeki cevheri ıskalamışım. Ama tahmin etmem lazımdı; Kaç kere yemeğe makarna, kuru et ve tereyağsız oturan bir Güney İtalya vatandaşı gördün Kuğu? Hiç. 



Canım İzmir'e ve Ege'ye selam olsun, misss kokulu otları ve incecik zeytin yağları başımızın tacıdır haberi olsun =)

İşte benim hayatıma giren yeni yeni sebze meyvelerim;

Kırmızı Turp: azıcık pişirip rendeleyin.. Şahane salata oluyormuş.. Faydası saymakla bitmez.

Kırmızı Lahana ve Beyaz Lahana: ince kıyım doğrayıp limon ve biraz tuzla ovalayınca yeni mezemiz hazır. Gaz sorunu olanlar korkmasın, tuzla ovalanınca ne gaz kalıyor ne acılık.

Yer Elması: Elma niyetine soyup kütür kütür yemelikmiş. Eski Anadolu geleneği. Ataların bir bildiği vardır elbet.

Dere Otu: Tiroid sorunu olanlar, eksik çalışanlar ve insülin sorunu yaşayanlar, sofranızdan eksik etmeyin.

Tere Otu: Annemin tavsiyesi, tatlı ihtiyacını kestiğini iddia ediyor. Sonuçta yeşillik, vardır elbet bir ton yararı, salataya eklemelik.

Kuzukulağı: Salataya eklemelik bir başka yeşillik. Enfes bir aroması var.

Fençel: Zeytinyağlısı süper olur, lahana çorbasına konursa yağ yakan çorba turbo çorba olur, işin özü sağlıklıdır.

Turp Otu: Ahh kalbim Ege'de kaldı. Ege otlarının faydasını egelilere bakarak anlayabiliriz. Kavurması candır. Ege otları adı altında ne bulursanız alın, kaçırmayın, elbet şahane bir tarif çıkar karşınıza.

Bal Kabağı: Tatlı olarak yemek istemiyorsanız ki aslında yemeklik tatlandırıcı ile gayet başarılı sonuç veriyor, püresini deneyin derim, bir çok farklı tarif var, ben çorbasını da pek sevdim.

Havuç: Yiyin!

Muskat: Gaz, mide ve bağırsak problemi yaşayanlara gelsin. Özellikle salataya biraz rendelemek oldukça güzel sonuçlar veriyor. Ceviz gibi bir şey, korkmayın, rendeleyin yola geliyor bir süre sonra.

Kivi: Biri C vitamini mi dedi?

Kuru Hünnap: Faydalarını bilmeden aldım evde, setin üzerindeki kuru meyve kaseme ekledim, kalorisi az ama el oyalamak için birebir. Üstelik şeker hastaları için de öneriliyormuş. 


Sevgiler.

11 Kasım 2013 Pazartesi

REJİMDEKİ KUĞULARIN ALTERNATİF KAHVALTI MENÜLERİ



Kahvaltı benim için en önemli öğün haline geldi. Okulu Avrupa yakasında olup Anadolu yakasında oturan bir çocuk olarak geçti ilk ve ortaöğrenim hayatım. Bu nedenle serviste tamamlardım uykumu. Eee az bir süre değil 1,5 saat sürerdi yol. Ne çekmişim ya üzüldüm kendi çocukluğuma şimdi. Sırf bu serviste uyuma durumu yüzünden yıllarca 1. ve 2. köprüyü ayırt edemezdim, annem çok kızardı 'Evladım hergün geçtiğin yolu nasıl karşıtırıyorsun?' E tamam ben geçiyorum ama gözlerim kapalı geçiyorum, uyurken nasıl anlayayım hangisi 1 hangisi 2? Neredeyse üniversiteyi bitirene kadar kahvaltı yapmak yerine 10dk daha uyumayı tercih ettim, bu sebeple şahane kahvaltı alışkanlığım son yıllarda belirdi. Ayrıca çokta güzel alengirli kahvaltı sofraları hazırlarım onu da belirtiyim =))

7 Ekim 2013 Pazartesi

NE ÇEKTİN BE KUĞU!!!


İnsan abur cubur sever ama bu onun hayat şekli, mottosu haline gelir mi? Gelmemeli ama benim öyle. Acayip mutlu oluyorum böyle bir şey tırtıkladığımda. Yani tv karşısında falan değil sadece, genel olarak yürürken bile bir şeyler atıştırabilirim. Zaten kilo almamın en büyük sebebi o masanın başına geçip doğru düzgün yemek yerine çocukluğumdan beri yatağıma yaylanıp müzik dergi kitap ve aburcubura kendimi salmamdır. İnsan sevdiği şekilde yaşadığında kendine ve sağlığına zarar veriyorsa ne yapma ne etmeli??? Valla şiştim, sevdiğim her şey bir bir ellerimden kayıp gidiyor; ilk nutella ile başladı bu kaybetme dalgası. Gel zaman git zaman bir çok deneme sonucu karşıma çıkan sağlıklı olduğunu düşündüğüm bir yolu teyid ettirmek için geçen günlerde  doktoruma sorum. Biraz tedirgindim açıkçası yine bir hüsran yaşamayı kaldıramayacak hassas bünyemi düşünerek ama cevap sonrası rahatladım. Son yıllarda ülkemizde de çokça açılan ve rağbet gören meyveli yoğut dükkanları dikkatinizi çekmiştir, işte ben o yoğurtların bizzat hastasıyım efendim. Eğer bunlardan yemeğe devam etmek istiyorsam bir kaç kurala uymam gerekliymiş. Onun dışında ban afiyet olsunmuş...

1. Kural; Orta veya küçük boy yoğurt tercih edeceksin, büyük değil.

15 Temmuz 2013 Pazartesi

TOMBİK KUĞU'NUN YEMEK GÜNLÜĞÜ No.01 ( Kaç Yanlış Bir Doğru Götürür? )


Söyleşi yazımı yazdıktan sonra çok güzel geri dönüşler aldım sizlerden, ben de daha şevkle koşarak gittim bu hafta Ayça Kaya'ya. Ufak tefek arada randevularımı kaçırdığım olmuyor değil, ne de olsa cumartesi rehaveti denen şeye temmuz sıcakları eklenince böyle erimiş akideye dönüyor insan. Ama bu hafta gerçekten kurulmuş saat gibi erkenden kalkıp koşa koşa gittim canım tartıma. Bakalım bu sefer durumum nedir diye de baya heyecanlıydım. Aslında ne zaman bu kadar heyecanlı gitsem kesin ya aynı kiloda kalmış olurdum ya da muhtemelen vücut su topladığı için bir kaç yüz gramcık fazlam olurdu. Bende moral sıfırın altında eksi bilmem kaç yüz. Yıllardır yaşadığım kısır döngünün kısa tanımı budur işte, evet. Sen yap yap ya da yaptığını sanarak 10 gün geçir sonra o kadar zamanın boşa gittiğini gör, mayo festivaline çok daha az zamanın kaldığı gerçeğiyle yüzleş, of of of. Sar başa.




28 Haziran 2013 Cuma

DONDURMA YEME HAKKIMA SAHİP ÇIKIYORUM MEMUR BEY!



Belki güzel değil,çirkinim amma
Gel sen acı bari,düşürme gama



Benimde canım var,bende insanım

Benimde kalbim var,bende insanım



Benimde hakkım var, bende insanım!!!!!

Dondurma yeme hakkıma sahip çıkıyorum, marşım da budur efenim. Sevgili doktorum Ayça Kaya, akşamları yediğim minnnnacık dondurmayı kesip 'Bizim önceliğimiz yağ oranını azaltmak, dondurmada çok yağ var, başka bir şey koy bunun yerine' deyince içimdeki isyan ve anarşiye engel olamadım. Direnişin dozunu abarttım iyice. Yani kimseye çaktırmadan içimde yaşamış ta olabilirim bu çatışmayı ama henüz onu deşifre edecek özgüven sahibi değilim. Bu haberden son çok üzüldüm kendime, öyle böyle değil, yahu dondurmasız yaz mı geçer kuzum, olamaz olmamalı! Ben de yine doktorumun tavsiyesi ve onayı üzerine smoothie'lerimi dondurmalaştırmaya karar verdim. Benim o dondrumanın yerine koyacak bir şeye ihtiyacım vardı, ya öyle ya böyle. Ama kendi yaptığım dondurma acayip bir şey oldu, tahminlerimin de ötesine geçti.Vay vay vay dedirtir eşe dosta caka sattırır, enfes bir şey, tavsiye ederim, üstelik yağlı değil ve buz gibi. 

Dondurma postunun haziranın son yağmurlu gününe denk gelmesi de doğanın bana özgü esprisi,  parçalı bulutlu bir şaka anlayışı olsa gerek. Her ne olursa olsun, amacımdan vazgeçmeyerek, doktorumla modifiye edip sizlerin beğenisine sunduğumuz yeni dondurmamız huzurlarınızda. Afiyet bal şeker olsun.



Tombik Kuğu Dondurması


Malzemeler;

2 su bardağı yağsız yoğurt
1 adet küçük muz
7-8 adet çilek
3 adet çekirdeği çıkartışmış kayısı veya şeftali
7-8 adet böğürtlen (dondurulmuşu marketlerde mevcut)
15-20 adet ahududu (dondurulmuşu marketlerde mevcut)
yarım kabuksuz armut
yarın limon kabuğu rendesi
2 yemek kaşığı tatlandırıcı (S... ile başlayanı kullanıyorum ben)
isteğe göre tarçın, toz hindistan cevizi veya 1-2 yaprak fesleğen)


Yapılışı;

Çok basit... Tüm malzemeleri birlikte blenderdan geçirip servis edeceğiniz soğuğa dayanıklı kaselere paylaştırıp 2 saat kadar derin-dondurucuda bekletmeniz ile şahane dondurmanıza kavuşmuş oluyorsunuz. Eğer o anda yemek istiyorsanız da; yine smoothie yaptığımız makinaya tüm malzemeleri ve 1 su bardağı buz koyup karıştırıyoruz, karışımı bardağımıza usulca boşaltıp kaşıklamaya başlıyoruz. 



Not: Eğer sevdiğiniz başka meyveler varsa bu tarifi onlar üzerinde de deneyebilirsiniz. Yalnız karpuz ve elma ile çok güzel olmuyor, benden söylemesi. Yani ben o hataya düştüm de sizin de düşmenizi istemedim.




Sevgiler



Dip not: Ayça Abla Cumartesi görüşürüz, yeme günlüğüm ve ben sağ koltukta olacağız, Röportajımızın da devamını yazmamız lazım. Öpüyorum seni. 



25 Mayıs 2013 Cumartesi

TOMBİK MUCİT İŞ BAŞINDA; SAĞLIKLI İÇECEKLER






Ve karşınızda yeni arkadaşım ‘Desmo’. Kendisi özel bir varlıktır zira hem detox hem de smoothie keyfi yaşatıyor bana. Mutfağın ortasında taht yaptım kendisine. Eşim iyice bozduğumu düşünüyor bu içecek mevzusunda, her gün yeni bir lezzetle karşısında çıkıp denetiyorum. Kabul etmem gerekiyor ki hepsinin tadı şahane olmuyor bazen iş kazası da yaşanabiliyor ama telafisini hemen yapıyorum, çilekli muzlu olanı görünce bırak beni yaşadığını unutuyor. O nasıl bir konsantrasyondur öyle, hedefe kitlenmiş içecek deneği.


Yaz aylarının yaklaşmasıyla beni tutuşturan o ateş içimi de tutuşturdu ve hararetten yol kenarında çekici bekleyen beygir gibi dumanlar çıkartmaya başladım. Hal böyle olunca içimi serinletecek ve serinletirken sırf sağlıklı olduğu için tadını beğenmediğim ve doğal olarak yerini tatlı ile değiştirdiğim birçok bitki ve sebzeyi de hüpletmemi sağlayacak bir yöntem aradım. Arayan bulurmuş, ben de buldum ve bu dostumu alıp saflarıma kattım. Aldığım günden beri (6 gün) her saniye gar gar gar bir şeyler karıştırıyorum ev fabrikaya döndü, içeride ağır makine çalıştırıyorum sanki. Bu tip buz kırıcı özelliği olan blenderlar farklı firmalarda mevcut, baya revaçta olduğunu söylemem lazım.

Son keşfim ise ödem atıcı mix. Şahane bir şey oluyor, tadı biraz buruk ama naneli limonata sevenlere tavsiye ederim, tadı baya yakın. Ama yakın yani, aynı demedim, yaptıktan sonra beni anmayın.

25 Nisan 2012 Çarşamba

SON TOMBİK KUĞU'NUN ŞİFALI YİYECEKLERİ



Şehirde yaşadığım her süre kendimi hasta gibi hissederim sanırım bunu nedeni kalabalık. Çok kalabalık. Ne zaman güney sahillerine gitsem ya da bir köye yolum düşse sanki ömrüm boyunca orada yaşayabilirmişim gibi geliyor. Ancak İstanbullu bir kız için elbetteki bu sadece 70 yaşından sonra mümkündür. Yaşayamayız, biz öyle tiplerden değiliz. Sinema opsiyonu 15 olmadan, şehirde yapılacak 1500 aktivite olmadan ve bunları seçmek için bir ordu dolusu eş dost olmadan yapamayız biz. Alışkanlık meselesi işte. Ama sağlık için biraz şehirden uzak olmak gerek, doğal ürünler yemek ve biraz oksijenle ciğerleri doldurmak istiyor insan. Bende Dukan diyetimi yaparken sağlık konusunda şifacı hassasiyetine girdim. neler yemem gerekir, doğal ürünleri nereden almam lazım ve şifalı yiyecekler nelerdir.

Bazıları dukan diyetimi yaparken oldukça uygun görünüyordu ve bunlar öyle eften püften gıdalar değil, alternatif tıpta mucize gıdalar olarak anılıyorlar. İşte doğanın mucizesi yiyecekler. Stres, egzos, kaos ve çevre kirliliğine maruz kalan bu gariban bedenlere biraz ödül vermek son derece hoş bir hareket olacaktır.


1. ZENCEFİL : En favori yiyeceğim. Özellikle maydanozla beraber taze zencefili kaynatıp içine biraz limon suyu ve sirke ekleyip içtiğim sabahlarımda pollyanna oluyorum. Yağları yakması, vücudu toksinlerden arındırması ve kansere karşı olan tutumu da cabası.



2. ZERDEÇAL : Baharat olarak kullanımı çok daha kolay. Tuz yerine bunu kullandığım için hayatıma 5 yıl daha fazladan koyuyorum. 100 yıl yaşayacağım, hedefim bu.

3. MAYDANOZ VE DERE OTU : benim gibi ödem ve tiroid sorunu olan, metabolizması son derece yavaş çalışan, stresli bir mesleği olan biri için bulunmaz nimetler. Her gün yarım demet yemeğe özen gösteririm. Tavsiye ederim.

2 Ekim 2011 Pazar

TATLI TATLI YEMENİN ACI ACI GELEN SONU !





Kadınlar Kırkharamiler gibidir, tek farkla; Haramiler mağaralarda ganimet olarak altın, sikke falan saklarken biz üstümüze olmayan kıyafetleri saklarız. 1300'lü yıllarda popomuza cuk oturan 38 beden pantolonlarımızı aradan geçen onca sene ve artan kilo katsayımıza rağmen atamayız.