yazgeldi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazgeldi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2013 Cuma

DONDURMA YEME HAKKIMA SAHİP ÇIKIYORUM MEMUR BEY!



Belki güzel değil,çirkinim amma
Gel sen acı bari,düşürme gama



Benimde canım var,bende insanım

Benimde kalbim var,bende insanım



Benimde hakkım var, bende insanım!!!!!

Dondurma yeme hakkıma sahip çıkıyorum, marşım da budur efenim. Sevgili doktorum Ayça Kaya, akşamları yediğim minnnnacık dondurmayı kesip 'Bizim önceliğimiz yağ oranını azaltmak, dondurmada çok yağ var, başka bir şey koy bunun yerine' deyince içimdeki isyan ve anarşiye engel olamadım. Direnişin dozunu abarttım iyice. Yani kimseye çaktırmadan içimde yaşamış ta olabilirim bu çatışmayı ama henüz onu deşifre edecek özgüven sahibi değilim. Bu haberden son çok üzüldüm kendime, öyle böyle değil, yahu dondurmasız yaz mı geçer kuzum, olamaz olmamalı! Ben de yine doktorumun tavsiyesi ve onayı üzerine smoothie'lerimi dondurmalaştırmaya karar verdim. Benim o dondrumanın yerine koyacak bir şeye ihtiyacım vardı, ya öyle ya böyle. Ama kendi yaptığım dondurma acayip bir şey oldu, tahminlerimin de ötesine geçti.Vay vay vay dedirtir eşe dosta caka sattırır, enfes bir şey, tavsiye ederim, üstelik yağlı değil ve buz gibi. 

Dondurma postunun haziranın son yağmurlu gününe denk gelmesi de doğanın bana özgü esprisi,  parçalı bulutlu bir şaka anlayışı olsa gerek. Her ne olursa olsun, amacımdan vazgeçmeyerek, doktorumla modifiye edip sizlerin beğenisine sunduğumuz yeni dondurmamız huzurlarınızda. Afiyet bal şeker olsun.



Tombik Kuğu Dondurması


Malzemeler;

2 su bardağı yağsız yoğurt
1 adet küçük muz
7-8 adet çilek
3 adet çekirdeği çıkartışmış kayısı veya şeftali
7-8 adet böğürtlen (dondurulmuşu marketlerde mevcut)
15-20 adet ahududu (dondurulmuşu marketlerde mevcut)
yarım kabuksuz armut
yarın limon kabuğu rendesi
2 yemek kaşığı tatlandırıcı (S... ile başlayanı kullanıyorum ben)
isteğe göre tarçın, toz hindistan cevizi veya 1-2 yaprak fesleğen)


Yapılışı;

Çok basit... Tüm malzemeleri birlikte blenderdan geçirip servis edeceğiniz soğuğa dayanıklı kaselere paylaştırıp 2 saat kadar derin-dondurucuda bekletmeniz ile şahane dondurmanıza kavuşmuş oluyorsunuz. Eğer o anda yemek istiyorsanız da; yine smoothie yaptığımız makinaya tüm malzemeleri ve 1 su bardağı buz koyup karıştırıyoruz, karışımı bardağımıza usulca boşaltıp kaşıklamaya başlıyoruz. 



Not: Eğer sevdiğiniz başka meyveler varsa bu tarifi onlar üzerinde de deneyebilirsiniz. Yalnız karpuz ve elma ile çok güzel olmuyor, benden söylemesi. Yani ben o hataya düştüm de sizin de düşmenizi istemedim.




Sevgiler



Dip not: Ayça Abla Cumartesi görüşürüz, yeme günlüğüm ve ben sağ koltukta olacağız, Röportajımızın da devamını yazmamız lazım. Öpüyorum seni. 



24 Haziran 2013 Pazartesi

SON TOMBİK KUĞU'NUN YENİ KABUSU: HAVUZ & MAYO & GÜNEŞ




Aylardır sırtımda dayanılmaz ağrılarla boğuşuyorum yine de ses etmedim. Mızmızlanmayı pek sevmem, hayatımda hiç o kedi gibi hatunlardan da olamadım ne yazık, istediğini miyavlayarak her koşulda elde eden ve benim gerçekten saygı duyduğum bir kadın tipi. Karakterde ve boyda bir at formu olunca böyle kıvrım kıvrım kıvranıp gıkımı çıkartamadım ta ki geçen ay yataktan kalkamayacak duruma gelinceye. Hemen tanıdığım bir doktora koştum, bel Mr’ı, muayene derken hiçbir şeyim olmadığını sadece sırt kaslarımın zayıf olduğunu ve bir tip tutulma yaşadığımı söyledi. Gel zaman git zaman bu tutulma Alacakaranlık filminin bir bölümü gibi dehşet verici bir savaşa dönüştü ve ben artık sabah eğilemez doğrulamaz, vapurda oturamaz hatta klimalı bir yerde bulunduktan sonra nefes alamaz duruma geldim. 

Dün evimin yakınında başka bir hastaneye gittim, dedim bu böyle olmayacak acilden girerim gerekirse ama benim belime bakın, yığılıp kalıcam lobide, hemen doktor arandı müsaitmiş sağ olsun, ben daldım odasına. Doktor ben dedim ölüyorum, 26 yaşında 62’lik gibi oldum bi çare bulun bana. Nasıl zarif ve kibar bir doktor anlatamam (odasına böyle dalan birinin üstüne kahkaha atmadı yani oradan pay biçin artık), ellerinden

25 Mayıs 2013 Cumartesi

TOMBİK MUCİT İŞ BAŞINDA; SAĞLIKLI İÇECEKLER






Ve karşınızda yeni arkadaşım ‘Desmo’. Kendisi özel bir varlıktır zira hem detox hem de smoothie keyfi yaşatıyor bana. Mutfağın ortasında taht yaptım kendisine. Eşim iyice bozduğumu düşünüyor bu içecek mevzusunda, her gün yeni bir lezzetle karşısında çıkıp denetiyorum. Kabul etmem gerekiyor ki hepsinin tadı şahane olmuyor bazen iş kazası da yaşanabiliyor ama telafisini hemen yapıyorum, çilekli muzlu olanı görünce bırak beni yaşadığını unutuyor. O nasıl bir konsantrasyondur öyle, hedefe kitlenmiş içecek deneği.


Yaz aylarının yaklaşmasıyla beni tutuşturan o ateş içimi de tutuşturdu ve hararetten yol kenarında çekici bekleyen beygir gibi dumanlar çıkartmaya başladım. Hal böyle olunca içimi serinletecek ve serinletirken sırf sağlıklı olduğu için tadını beğenmediğim ve doğal olarak yerini tatlı ile değiştirdiğim birçok bitki ve sebzeyi de hüpletmemi sağlayacak bir yöntem aradım. Arayan bulurmuş, ben de buldum ve bu dostumu alıp saflarıma kattım. Aldığım günden beri (6 gün) her saniye gar gar gar bir şeyler karıştırıyorum ev fabrikaya döndü, içeride ağır makine çalıştırıyorum sanki. Bu tip buz kırıcı özelliği olan blenderlar farklı firmalarda mevcut, baya revaçta olduğunu söylemem lazım.

Son keşfim ise ödem atıcı mix. Şahane bir şey oluyor, tadı biraz buruk ama naneli limonata sevenlere tavsiye ederim, tadı baya yakın. Ama yakın yani, aynı demedim, yaptıktan sonra beni anmayın.

14 Mayıs 2013 Salı

ŞIMARIK KUĞU'NUN HEDİYE ZAMANI - YAN ETKİLER





Bu yazıyı hiç yazmamam lazım aslında. Yani dükkânı cuma gününe kadar kapatmış olmam okumalarıma gömülüp dünya ile iletişimi kesmem adeta bir bitkiye dönüşmem gerekiyordu, zira beni bekleyen üç adet makalem var. Onları yazmak yerine bunu yazıyor olmak hangi aklın ürünü pek bilemiyorum, resmen akademik intiharın eşiğine koyuyorum kendimi ama yapıyorum bunu evet, pişman değilim. Paylaşmam gereken şeyler oldu, güzel minik hadiseler... Okumalarıma o kadar gömülmüştüm ki baya sağlıksız beslendiğimi gördüm; başımda belimde ağrılar, bir iç sıkışması affedersiniz göbek davul gibi şişti ( artık neden bilemedim =). 



'Yeter yahu, benden daha mı önemli dünyevi işler!' diyerek hemen kendimi attım bahçeye; önceleri biraz pişman oldum, gerildim, iç ses daralttı, ama bir kaç dakika sonra zihnim açıldı, ara sıra başımı kaldırıp ‘yaz geldi yuppi’ diyerek sevindim, okuduklarımı daha çok anlamaya başladım, utanmasam iyi ki bu kadar çok çalışıyorum diyecektim, vazgeçtim. Kendime ödül verdim, minik boy =)) İçim ferah ferah oturdum, yemyeşil bahçede ayaklarımı uzatarak. Sonra düşündüm; bu yoğun ve stresli zamanlarda kendimizi ihmal ederek ne kadar büyük haksızlık ediyormuşuz meğer gün içerisinde bu ufak ödüller ve kaçamaklar hayatı ne kadar renklendiriyormuş. Rica edeceğim böyle ödüller yaparken kimse ‘kaloridir, efenim yağdır, yok içindeki şekerdir?’ gibi sorular sormasın kendine; kızmasın, kavga falan çıkarmasın durduk yere bedeni ile. Çayı şekersiz içiyorsun, salatayı yağsız yiyorsun zaten yeterince sıkı tutuyorsun programını, bir şey olur diye endişe edersen olur, onu da başarırsın. Bu bedenimi şaşırtacak, mutlu edecek, iyi hissettirmek lazım arada hergün yapmıyoruz bunu zaten hıhh, bu gazla metabolizmam bir coşar ki şimdi teyy teyy dediğin anda zaten uçup gider bu süprizlerin 'yan etkileri'. 


Not: Fotoğrafın rengi bile farklı çıktı. Oysa hepsi telefon kamerasının üretimi. Bakışla ilgili bir değişim olabilme ihtimaliNİ seçiyorum ben. 



Kendinizi şımarttığınız bir gün dilerim..


.

11 Mayıs 2013 Cumartesi

YİNE YEŞİLLENDİ TOMBİK DALLARI ( Haftasonu Eki )






Haftasonlarını hep sevmişimdir. Bir de böyle hava parlak, aydınlık ve misss gibi olursa tadından yenmez.


Bugünü diğer günlerden özel yapan durum ise gayet basit; yarın Pazar. Akşam muhtemelen bir program, aktivite veya olası arkadaş gezmeleri vardır ve bol bol yemek fikirleri geçiyordur aklımızda ( aslı'lara gidersek şimdi yemek zorunda kalırım rejimde olduğumu çakar yoksa kesin o kurnaz, sinemada popcorn yerine grisini mi alsam şimdi bozmiyim o kadar başladım, şarap içiyim bence bu gece yoksa kokteyl şeker falan amannnnn), kaldı ki tersini hayal edemiyorum. O zaman sabah ve öğlen için içimizde ki çocuğu şımartma, sağlıklı besleme ve yaza göz kırpma adına bir kaç ufak fikir önerebilirim.



2 Mayıs 2013 Perşembe

YİNE YAZ GELDİ, YİNE TUTUŞTUM TABİ BEN. KOŞ KUĞU KOOOŞŞŞŞ!!!!




Niye bu kadar ara verdim, özrüm nedir , kabahatimden büyük müdür, bu sefer ne enteresanlıkla açacağım başınıza? Bunların hepsinin cevabını vermeye hazırım, vereceğim de söz. Şimdi işin ortasından dalayım ben, önümüzdeki günlerde başını sonunu detaylı anlatacağım.

Yine yaz geldi yine tutuştum tabi ben.


Yıllarca aynı masal. 
Ver al kiloları ver al.


Arkadaşım bir insanın kaç beden kot pantolonu olabilir. Kaç kişi yaşıyor bünyende; 8 mi, 9 mu? Bu kadar kıyafetin varken neden her gün neredeyse aynı şeyleri giyiyorsun? Hayatında ki istikrarı bedeninde nasıl sağlayamazsın? Yo-yo dedikleri şey; tam olarak benim ruh halimin bedenime yansıması ve sonucunda ortaya çıkan görüntü. Sağlayamıyorum işte, yetilerim bozuk, hatalı kodlama, genetiğim sıkıntılı. Evet yaptım dukanı ohh mis, yemedim yedirdim içmedim içirdim. Baya uğraştım. Kilo da verdim. Hatta bahsettiğim o ilk zamanlarıma geri döneceğime kendimi oldukça inandırmıştım. İyi de gidiyordum. Çevremdekileri etkiliyor onların da zayıflamasını sağlıyordum. Bildiğin tarikatımsı bir hale gelmişti sağlıklı beslenme durumumuz. Proteine boğdum kendimi ama işin sonunda yine fayda etmedi.