bikini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bikini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ağustos 2014 Pazartesi

HORMONLARIMIN ELLERİ ÖPÜLESİ ALINGANLIKLARI


Bu yaz çok yazacak bir şey bulamadım, yaşayamadım ki yazayım, saksı mode on. Denıze ben mi girdim, ben mi yüzdüm amann şöyle kulaçlar kulaçlar masmavi. Ben mi kastım baharda da yazın cillop gibi salındım çeşme bodrum kos hadi bilemedin mykonos. Başka işlerim oldu benim, vaziyetler başıma üşüştü ben de attım kendimi başka başka yerlere çalıştım durdum.. Sonrası da oldu tabi ama onu başka zamana dertleşiriz, konuşuruz kırarız iki lafın belini. Siz şimdi deniz kenarı havuz alemlerdesiniz ben de ayrı bir alemdeyim, sorma sorma derdim büyük dokunsan dökülecek eteklerimden kaya kaya laflar da gidip birine çarpacak diye 1.vites homurdanıyorum. mailler birikmiş, nasıl verdin kiloları, geri aldın mı ya da nasıl koruyorsun formunu, şu diyetisyeni tavsiye eder misin?? Hepsine cevabımdır: Hoyyyyt bir durum yahu ne zayıflaması, yok kardeşim aylardır 2gr veremedim, bir süre daha veremeyeceğim, çokta tınnnn günler torbaya mı girdi daha önümüz kış ve genciz yani şunun şurasında hepsini hallederiz şişşşştttt, iradesiz adam sende pabucumun bloggerı. 

Tek kişi olsak ben gösterirdim yaz, bikini falan bayada takmıştım kafaya zaten kesin yırtardım bu işi (çok pis konuştular bıdır bıdır arkadamdan da kulağıma geldi, art art niyetler peşisıra cümle alem sanki ağzının içinde konuşuyor gizli kalacak sanıyor fesat ruhları, çıktı mı o laf bir kere senden her türlü duyarım ben) ama dediğim gibi yerim dar 2 kişiyim, ona rağmen gönlümce yiyemiyorum böyle ohhh deyip vur patlasın çal oynasın partiliyemiyorum kremşanti üstü sweetcherry  modunda. Şeker çıkmasın, tansiyon olmasın, aman obez bebek olur, gelişimi engellenir, bize mi vurdu bu piyango arkadaş lab araştırma bu kadar gelişmemişken ne yapıyordu insanlar, gözlernin akından mı anlıyorlardı da önlem alıyorlardı? Bence garezi bize tıp, teknoloji ve gelişimin. Bundan sonra biraz kendi gelişimimden bahsedeceğim, çok bildiğimden falan değil aman ha, yaşayarak kör topal tecrübe ettiğimden. Mesela 10kg+ fazlası olup hamile kalanların canı can değil, aşeremez, her gün tatlı yiyemez. 20kg ve üzerinde fazlası olanlarsa yandı ki ne yandı (bu grup benim adamlarımla dolu, canlarım benim mucxx mucxx ben yanınızdayım annem) ne tatlı ne hamurişi ne de öyle kalça göbek büyütmece; her yemekten sonra 20dk hafif tempo yürüyüş, bol su, şekerli gıdalar kesinlikle yasak haftada bir falan da yok öyle yağma, çok canın çekerse al bir havuz kemir :/ . 

Tüm hormonlarımın ellerin öpülesi alınganlıklarına, huzursuzluklarına veya tüm art art niyetleri peşi sıra dizilmişlerın bugün hortlamasına rağmen kanatlarım var benim ruhumda, uzun uçar hayallerim mavilere aşık, gözlerim hep bir güneş kamaşması böyle bir çocuk halleri çocuklu hallerden, ne bileyim işte hep o yiyemediğim şekerelerin akmış bulaşmış pembeleri ellerimde...


Anlatacağım daha uzun uzun, zaman bol ;)


Not: Son zamanlarda yeni favori kurgu çiftim bu topraklardan, Yaren ve Carlos'a öpücükler sevgiler hörmetler, içimde ki damar yolunu meydana çıkartıp kökenlerime döndürdükleri & yüzümü koltuk minderi kıvamındayken kocaman güldürdükleri için... Yemişim Hollywood'un snoob repliklerini, yanarım yanarım oy oy oyyyyy.


Öperim



17 Ağustos 2013 Cumartesi

ELEMENTLER İÇİNDEN BİR SENİ SEÇTİM DENEMESİ


Kuğu'un yaşam alanı sudur diye bir laf etmiştim daha önceki yazılarımda, onun hakkını vermek için 'vakit bu vakittir' diyerek tek başıma atladım suya. Dubalara kadar (duba 'sınırsızın sınırını' temsil eder hep aklımda ve nedense aşılması gereklidir, dayanamaz insan) slowmotion yüzdükten sonra sakinleşip daimi dostum denizle kaldık başbaşa. Tutunmadan su üstünde saatlerce kalabilmekte benim marifetim:) Kendini dinlemek güzeldir, sessizlik içinde gerçekten duyabilirsiniz ruhunuzu. Huzursuzsa sakinleştirebilir, umutsuzsa saçını başını okşayarak güven verebilirsiniz. Sadece su üstünde kalabilmek için bacakları hareket ettirirken bile bir çok şey düşleyebilir insan ki benim genelde en yaratıcı fikirlerim, hayatım ile ilgili isabetli kararlarım hep 'kurbalamaaa stili' sırasında ortaya çıkmıştır. 



15 Ağustos 2013 Perşembe

ASLAN GİBİ GERİ DÖNDÜMMMM....


O ilk an çok vurucu olur. Kıştan kalma süt beyaz tene bir de aynı dönem alınmış fazla kiloların yağları eklenince tatilcilere nasıl bir görüntü vereceğin telaşı sarar, muhtemelen bedeni de geniş bir pareo. Pareonun boyutudu da önemlidir elbette; şile bezi deniz elbisesi, uzun şal desenli pareo veya kısa naylon şöyle bir bağlamalık etekler. Fazla kilo kat sayısının aralıklarına göre belirlenir modeli, benim bu yaz en büyük kat sayı aralığındaki deniz elbisesi favorim oldu. Mekan Bodrum olunca, İstanbul’un en fit bay ve bayanları basmış kumsalları, gerçi Bodrum’da kum da yok ama neyse. 

24 Haziran 2013 Pazartesi

SON TOMBİK KUĞU'NUN YENİ KABUSU: HAVUZ & MAYO & GÜNEŞ




Aylardır sırtımda dayanılmaz ağrılarla boğuşuyorum yine de ses etmedim. Mızmızlanmayı pek sevmem, hayatımda hiç o kedi gibi hatunlardan da olamadım ne yazık, istediğini miyavlayarak her koşulda elde eden ve benim gerçekten saygı duyduğum bir kadın tipi. Karakterde ve boyda bir at formu olunca böyle kıvrım kıvrım kıvranıp gıkımı çıkartamadım ta ki geçen ay yataktan kalkamayacak duruma gelinceye. Hemen tanıdığım bir doktora koştum, bel Mr’ı, muayene derken hiçbir şeyim olmadığını sadece sırt kaslarımın zayıf olduğunu ve bir tip tutulma yaşadığımı söyledi. Gel zaman git zaman bu tutulma Alacakaranlık filminin bir bölümü gibi dehşet verici bir savaşa dönüştü ve ben artık sabah eğilemez doğrulamaz, vapurda oturamaz hatta klimalı bir yerde bulunduktan sonra nefes alamaz duruma geldim. 

Dün evimin yakınında başka bir hastaneye gittim, dedim bu böyle olmayacak acilden girerim gerekirse ama benim belime bakın, yığılıp kalıcam lobide, hemen doktor arandı müsaitmiş sağ olsun, ben daldım odasına. Doktor ben dedim ölüyorum, 26 yaşında 62’lik gibi oldum bi çare bulun bana. Nasıl zarif ve kibar bir doktor anlatamam (odasına böyle dalan birinin üstüne kahkaha atmadı yani oradan pay biçin artık), ellerinden

2 Mayıs 2013 Perşembe

YİNE YAZ GELDİ, YİNE TUTUŞTUM TABİ BEN. KOŞ KUĞU KOOOŞŞŞŞ!!!!




Niye bu kadar ara verdim, özrüm nedir , kabahatimden büyük müdür, bu sefer ne enteresanlıkla açacağım başınıza? Bunların hepsinin cevabını vermeye hazırım, vereceğim de söz. Şimdi işin ortasından dalayım ben, önümüzdeki günlerde başını sonunu detaylı anlatacağım.

Yine yaz geldi yine tutuştum tabi ben.


Yıllarca aynı masal. 
Ver al kiloları ver al.


Arkadaşım bir insanın kaç beden kot pantolonu olabilir. Kaç kişi yaşıyor bünyende; 8 mi, 9 mu? Bu kadar kıyafetin varken neden her gün neredeyse aynı şeyleri giyiyorsun? Hayatında ki istikrarı bedeninde nasıl sağlayamazsın? Yo-yo dedikleri şey; tam olarak benim ruh halimin bedenime yansıması ve sonucunda ortaya çıkan görüntü. Sağlayamıyorum işte, yetilerim bozuk, hatalı kodlama, genetiğim sıkıntılı. Evet yaptım dukanı ohh mis, yemedim yedirdim içmedim içirdim. Baya uğraştım. Kilo da verdim. Hatta bahsettiğim o ilk zamanlarıma geri döneceğime kendimi oldukça inandırmıştım. İyi de gidiyordum. Çevremdekileri etkiliyor onların da zayıflamasını sağlıyordum. Bildiğin tarikatımsı bir hale gelmişti sağlıklı beslenme durumumuz. Proteine boğdum kendimi ama işin sonunda yine fayda etmedi.