hasta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hasta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2013 Pazartesi

SON TOMBİK KUĞU'NUN YENİ KABUSU: HAVUZ & MAYO & GÜNEŞ




Aylardır sırtımda dayanılmaz ağrılarla boğuşuyorum yine de ses etmedim. Mızmızlanmayı pek sevmem, hayatımda hiç o kedi gibi hatunlardan da olamadım ne yazık, istediğini miyavlayarak her koşulda elde eden ve benim gerçekten saygı duyduğum bir kadın tipi. Karakterde ve boyda bir at formu olunca böyle kıvrım kıvrım kıvranıp gıkımı çıkartamadım ta ki geçen ay yataktan kalkamayacak duruma gelinceye. Hemen tanıdığım bir doktora koştum, bel Mr’ı, muayene derken hiçbir şeyim olmadığını sadece sırt kaslarımın zayıf olduğunu ve bir tip tutulma yaşadığımı söyledi. Gel zaman git zaman bu tutulma Alacakaranlık filminin bir bölümü gibi dehşet verici bir savaşa dönüştü ve ben artık sabah eğilemez doğrulamaz, vapurda oturamaz hatta klimalı bir yerde bulunduktan sonra nefes alamaz duruma geldim. 

Dün evimin yakınında başka bir hastaneye gittim, dedim bu böyle olmayacak acilden girerim gerekirse ama benim belime bakın, yığılıp kalıcam lobide, hemen doktor arandı müsaitmiş sağ olsun, ben daldım odasına. Doktor ben dedim ölüyorum, 26 yaşında 62’lik gibi oldum bi çare bulun bana. Nasıl zarif ve kibar bir doktor anlatamam (odasına böyle dalan birinin üstüne kahkaha atmadı yani oradan pay biçin artık), ellerinden

14 Aralık 2011 Çarşamba

FAİLİ MEÇHUL REJİMİN TEK SUÇLUSU BALLI BÖREK

Allahımmm!!! Bu nasıl bir mevsim böyle? Dalga geçiyor hava resmen. Sabah montla çıkıyorum yinede üşüyorum, öğlen aniden bir yerlerden güneş çıkıyor ce eee!! Haydii çıkart montu, ter dök bir kaç saat. Ee vücudun da ısıya alışma süresi var, otomatik değil ki bu bünye, bildiğin manuel. Akşam olunca üşü, montu tekrar giy. Eve gel çıkart. Giy çıkart giy çıkart. Kollarım aşındı, vücuduma göre ince kaldı, böyle enteresan bir şey oldum. Ama yinede hastalıktan kurtulamadım. Sesim 70'lerin cızırtılı filmlerindeki erkek jönler gibi. 3 günde herkesi kendimden soğuttum. Tabi koltuk, battaniye, ilaçlar yüksek kurulunda uzun süre kalınca rejim de doğal olarak faili meçhul oldu. C vitamini diye 25 kg mandalina yedirdiler, her sabah aynaya baktığımda rengim daha da turuncuya çalıyor. Çorba ve bal ciğeri yumuşatır efsanesi vardır, eminim herkes karşılaşmıştır hayatının bir döneminde. Ben yeni tanıştım kendileriyle ve baya ısındık birbirimize, hemen kaynaştık. Bas balı çaylara, oh tatlı tatlı. Çorbanın terbiyesizi içilmiyor, un ile ıslah ediyoruz kendisini.