Tatilden bir kare geçti bu sabah elime, nasıl bir şevkle ve sevgiyle çektiysem zifiri karanlıkta dev palmiyeyi görüntüleyebilmişim. Her sabah enteresan bir yeşillik kokusu içinde uyanmanın efsane keyifli bir hadise olduğunu tahmin edebilirsin. Gerçi yol, köprü, avm, toplu konut derken özümüzden çıkıp robotik yaşamlar sergiliyoruz ama benim hala baya parlak bir umudum var yarında dair. 4 farklı katmandan oluşan bir palmiye, en altı kırçıllı, ortası yaprak gibi üstüste, üstü dikenli tel gibi salkım saçak ve yaprakları oldukça görkemli ve uzun. Aslında tek bir canlının bunca farklılıklarıdır onu diğerlerinden özel ve biricik kılan. Biz insanlar gibi, parmak izlerimiz gibi, biricik, farklı ve tüm o farklılıklarıyla güzel. Dünyada sadece tek bir renk olsaydı mesela her şey beyaz, hiç bir şey göremezdik, bomboş bir tuval gibi sonsuz ve hiç olurdu. Kendinizde kızdığınız, beğenmediğiniz, kusur diye adlandırdığınız her şey bir renk aslında. Benim şu selülitlerim bile bir renk aslında, ne rengi olduğu konusunda emin olmasam bile morciverte yakın olduğunu hissediyorum. Derin ve hüzünlü bir mevzu bu. Daha sonra uzun uzun konuşulur, o da bir konu başlığı nede olsa. Şimdilik; bir palmiye gibi heybetli, göz-alıcı, farklı, biricik ve eşsiz benliğimizle tanışmaya devam...
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Eylül 2013 Pazartesi
BİRİCİK VE EŞSİZ BENLİĞİMİZE SELAM OLSUN A DOSTLAR!
Tatilden bir kare geçti bu sabah elime, nasıl bir şevkle ve sevgiyle çektiysem zifiri karanlıkta dev palmiyeyi görüntüleyebilmişim. Her sabah enteresan bir yeşillik kokusu içinde uyanmanın efsane keyifli bir hadise olduğunu tahmin edebilirsin. Gerçi yol, köprü, avm, toplu konut derken özümüzden çıkıp robotik yaşamlar sergiliyoruz ama benim hala baya parlak bir umudum var yarında dair. 4 farklı katmandan oluşan bir palmiye, en altı kırçıllı, ortası yaprak gibi üstüste, üstü dikenli tel gibi salkım saçak ve yaprakları oldukça görkemli ve uzun. Aslında tek bir canlının bunca farklılıklarıdır onu diğerlerinden özel ve biricik kılan. Biz insanlar gibi, parmak izlerimiz gibi, biricik, farklı ve tüm o farklılıklarıyla güzel. Dünyada sadece tek bir renk olsaydı mesela her şey beyaz, hiç bir şey göremezdik, bomboş bir tuval gibi sonsuz ve hiç olurdu. Kendinizde kızdığınız, beğenmediğiniz, kusur diye adlandırdığınız her şey bir renk aslında. Benim şu selülitlerim bile bir renk aslında, ne rengi olduğu konusunda emin olmasam bile morciverte yakın olduğunu hissediyorum. Derin ve hüzünlü bir mevzu bu. Daha sonra uzun uzun konuşulur, o da bir konu başlığı nede olsa. Şimdilik; bir palmiye gibi heybetli, göz-alıcı, farklı, biricik ve eşsiz benliğimizle tanışmaya devam...
Etiketler:
ağaç,
bakım,
barış,
benlik,
biricik,
eşsiz,
günlükbakım,
kozmetik,
öz,
palmiye,
rutinbakımürünleri,
selülit,
tatil,
yaz,
yeşil,
zaytinağacı,
zeytin,
zeytinyağı
6 Eylül 2013 Cuma
SAKİNLEŞİYORUM BEN DE ZAMAN ZAMAN
Suyun bana ne kadar iyi geldiğini, kendime ayırdığım zamanların gittikçe daha kaliteli hale dönüştüğünü ve organik beslenmenin cildim ruhum tüm dünya üzerindeki olumlu etkilerini fark ettiğim şahane bir tatil geçirdim bu yaz. Kısa sürmesi, tüm görevlerin tamamlanamaması gibi hiçbir düşünce bu tatilin verimliliğinin önüne geçemedi. Bazı durumlar için atılabilecek yeni adımları düşündüm, kurdum, karar verdim. Suda kendime ayna tuttum, itiraf ettim, sakinleştim ve daha çok sakinleşmenin alternatiflerini düşündüm. Zira kafamda minik bir kablo koptuğunda yanımda ötemde kim varsa yakabiliyorum, evet tüm bu sakinleştim söylemlerime rağmen yani bazen kontrol mekanizmam uçup gidebiliyor. Size hiç olmaz mı, başkasına şöyle şöyle yap diye verdiğiniz akılları öyle durumlar olur ki siz yapamazsınız ve bir anda yalancı çoban hikayesine döner ortam. Kendimi mümkün olduğunca tutuyorum ama tutmak getekiyor bazen, suya bağırmak, içine atmamak ama anlatmanın tatlı yolunu bulmak gerekiyor, hala öğreniyorum, hala hata yapıyorum ve eniden öğreniyorum. Bu hiç bitmeyecek bir döngü gibi, öğrenmeye devam ettikçe büyüyorum.
Farkına varınca nerede sorun olduğunu çözüm de daha çabuk çıkıyor karşınıza, yani benim sakinleşmek ve biraz motivasyon eksikliğimi gidermem gerektiğini anladığım andan kısa bir süre sonra film izlemenin, yürümenin, sakince uzanıp sesleri seslerimi dinlemenin, naneli limonata içmenin, koluma nemlendirici sürmenin bana iyi geldiğini fark ettim. Ufacık, görünmez detaylar detaylar, detaylar içinde debelenen kadınlar ama aynı detaylarda çözümü bulanda nedense o kadınlar. Misssssss. Vee gülmek, kadına en yakışan ruj olabilir bence, kahkaha kokulu lipstick, gülücük aromalı gloss hayallerim var artık. Bunlar yapılsın yenilik isteniyorsa, hadi yapsınlar bakalım..
Bu arada dışarıda bir yerlerde salata yemeye çalışırken aldığımdan daha çok kalori harcadığımı fark ettim. Marulu ikiye katla çatala sıkıştır, peynir almaya çalış, sosu çok geldi kenara sıyır, rokalar aradan fırlıyor onları yakala derken terliyorum resmen. Hamburger ve pizza gibi hem eline hem bedenine yapışmıyor nede olsa, salata candır hafiftir hafifletir, yemesi zor olsada 'Seni seviyorum Marul!'...
Sevgiler
15 Ağustos 2013 Perşembe
ASLAN GİBİ GERİ DÖNDÜMMMM....
O ilk an çok vurucu olur. Kıştan kalma süt beyaz tene bir de aynı
dönem alınmış fazla kiloların yağları eklenince tatilcilere nasıl bir görüntü
vereceğin telaşı sarar, muhtemelen bedeni de geniş bir pareo. Pareonun boyutudu
da önemlidir elbette; şile bezi deniz elbisesi, uzun şal desenli pareo veya
kısa naylon şöyle bir bağlamalık etekler. Fazla kilo kat sayısının aralıklarına
göre belirlenir modeli, benim bu yaz en büyük kat sayı aralığındaki deniz
elbisesi favorim oldu. Mekan Bodrum olunca, İstanbul’un en fit bay ve bayanları
basmış kumsalları, gerçi Bodrum’da kum da yok ama neyse.
9 Ağustos 2013 Cuma
!!! BON VOYAGE !!!
Bir kuğunun doğal yaşam alanı su iken nasıl olur da bu şehir hayatına uyum sağlayamadığımda suçlanırım? Tüm sene tatile çıkamadım, denize giremedim, hatta balıklama çakılamadım suya işte bu nedenledir ki azıcık birazcık sinirliydim ta kiiiii bugüne kadar. Çevirme piliç gibi döne döne güneşleneceğim, vatoz gibi denizin dibinden giderek saatlerce akvaryumu seyredeceğim ve tüm tatil çıplak ayak dolanıp negatif enerjimi toprağa gömeceğim.
Her yaz olduğu gibi bizim evdeki geleneksel bavul krizi yine yaşandı. Sevgili eşim bavulu bencilce kapattığımı iddia ediyor ama bir erkeğin ne kadar eşyaya ihtiyacı olabilir ki üstelik tüm günü bir deniz şortuyla geçirdiklerini de hesaba katarsak? Al yanına 2 tane t-shirt yeter de artar bile, Ayrıca o takılar aksesuarlar bavuldan çıkamaz, evet hepsini kullanacağım, denize ayrı geceye ayrı!!!
Bol Güneşler.
Etiketler:
aksesuar,
bavul,
bonvoyage,
çanta,
deniz,
güneş,
kriz,
kuğu,
kum,
tatil,
tatilbavulu,
yaztatili
27 Temmuz 2013 Cumartesi
VİVA HAFTA-SONU RUHU!
Hafta-sonu ruhunu seviyorum, özellikle yaz aylarında insan sadece kısa bir tatil veriyormuş gibi değil baya baştan aşağı yenileniyormuş gibi hissediyor. Pazartesi de olmasa pek şahane olacak ama onu da olduğu gibi kabul ediyoruz. Sevdiceğinizi alıp yeşillikler içinde yürüyüş yapmak, aynı kulaklıkta müzik dinlemek, soğuk bir şeyler içmek ve çokça güzel günler düşlemek için işte size fırsat. Ben muhtemelen sahilde çimlere uzanarak dergi okuyor olacağım, eşim de futbol ile ilgili olan herhangi bir şeyi (broşür bile olabilir, garipsemem yeter ki o siyah beyaz top olsun üstünde ona uyar). Peki ya siz?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



