Ayça Kaya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayça Kaya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Ağustos 2013 Çarşamba
GÜNÜN DETAYI No.07
Ben baya baya küçükken Sarıyer'de ve Fenerbahçe Parkı'nda yazlık açık hava sinemaları kurulurdu ve kült filmler gösterilirdi. En sevdiğim aktiviteydi sanırım. Orada izlenilen filmin etkisi bir başka olur. Son dönemde bu geleneksel yazlık sinemaların popüler olmaya başladığını ve bir çok farklı mekanda bu uygulamanın olduğunu fark edip hemen gittim, eksik kalır mıyım hiç. Sağ olsun eşim tüm film uyudu 'Gözüm dalmış Canım, uyumadım' dese bile anlaşılmayacak gibi değildi, oysa kendi seçti filmi, güya eleştirileri okumuş. Her şeye rağmen oldukça eğlendiğimiz bir akşamdı ve atmosferi yeterdi, yinede siz sevgilinizin uyuma ihtimaline karşın Pasifik Savaşı dışında bir film seçin. Pazar akşamı gittiğimiz sinemanın ertesinde kendimi biraz küçülmüş ve biraz daha neşeli hissettim, açık hava çarptı sanırım. Yaz bitmeden 'to do list' in en üst maddesi olma yolunda aday.
Not: O parmaklarımızı bulaya bulaya yediğimiz popcorn var ya, işte o sırf yağ deposuymuş. 1 küçük boyunda bile tüm rejimi katledecek kadar kalori varmış, üstelik mısır tahminimizden daha çok yağ ve tuz emdiği için fark etmeden hopppp mideye. Ben tuz eklemiyorum desem de Ayça Abla asla!!! deyince el mahkum sade soda ve 1 fincan filtre kahve ile filmi tamamladım. Karnımın gurultusundan uyuyamama durumunu özlemişim. Bir şey izlerken yemek yenmemesi gerektiği kuralına uymayı bir başarırsam zaten dünyalar benim olacak.
Sevgiler
5 Ağustos 2013 Pazartesi
TOMBİK KUĞU'NUN YILDIZLI GÜNLERİ - MENÜLER
Her şeyi yanlış yapacak halimiz yok, bazen baya iyi gittiğim ve sonucunda Ayça Abla'dan yıldız aldığım günler de oluyor. Üstelik zaman ilerledikçe bu yıldızlı günlerimin sayısı artıyor. Öğreniyorum ben de deneye yanıla. Hayat boyu sürecek bir duruş bu ve elbette bir anda değişmek mümkün değil ama yıldızlarımın sayısı arttıkça fark ediyorum ki; ben bu işi kıvırdım sanki.. İşte son iki hafta içerisinde 'yemek günlüğümdeki' yıldızlı günler...
ÇARŞAMBA
Sabah: (07.30) İlaç sonrasında mutlaka bir şeyler yemem gerekiyor ama kahvaltı için fazla erken geliyor bana bu nedenle 3 kuru kayısı ve bir bardak su.
Kahvaltı: (09.15) bir adet kepekli tost, yanında yağsız sütten nescafe
Öğlen: (13.45) yemekhane rulezzz. 1 kepçe brokoli çorbası, 3 yemek kaşığı ıspanak ve 3 yemek kaşığı kadar yoğurt, 1 adet ufak boy kepeklı top ekmek.-aslında çorba ekmek yerine geçiyor ancak mevzu brokoli olunca Ayça Abla kanaat notu vererek bugünü 4,5'le 5 yaptı)
Ara: (15.00) 1 avuç leblebi, 1 fincan yeşil çay
Ara: (16.50) 1 adet yeşil elma
Akşam: (19.20) fırında somon ızgara ve yanında kabak biber gibi sebzeler, 1 dilim kepek ekmeği, içecek.
Gece: (21.30) 1 bardak kendi yaptığım smoothie
CUMA
Sabah: (08.00) ilaç sonrası 1 adet kepekli grissini ve 1 adet kuru erik
Kahvaltı: (09.45) 1 adet kepek ekmekli beyaz peynirli ve domatesli sandwich yanında küçük boy yağsız latte
Öğlen: (13.40) 3 yemek kaşığı zeytinyağlı fasülye, 1 kase cacık, 1 küçük kase mevsim salata, 1 top kepek ekmeği.
Ara: (15:10) yarım avuçtan az leblebi
Ara: (17.00) 6 adet kuru çekirdelki vişne ve 1 fincan 9'lu çay
Akşam: (19.40) 1 kepçe-ufak- yoğurt çorbası, 2 dilim ızgara bonfile yağsız, 1 dilim kepek ekmeği, otlu ayran
Gece: (21.20) 1 fincan yağsız sütlü nescafe
SALI
Sabah: (08.10) 1 orta boy şeftali
Kahvaltı: (10.20) kepekli ekmekten peynirli ızgara sebzeli sandwich yanında küçük boy yağsız ice latte
Öğlen: kahvaltıyı çok geç yaptım acıkmadım off poff çokkk sıcak.
Ara:(14.15) 1 avuç leblebi, 1 fincan sütlü nescafe
Ara:(17.00) 4 adet kayısı, 2 adet mor erik
Akşam:(19.05) fırında light kaşarlı mantar dolma 8 adet, 3 adet ızgara charliston ve bir küçük kase yeşil salata.
Gece:(21.20) 1 adet meyveli probiyotik yoğurt
PERŞEMBE
Sabah:(10.00) 2 adet yumurta ile hazırlanmış peynirli omlet ( içinde maydanoz dereotu gibi yeşilliklerle ve yağsız olarak seramik tavada hazırladım) yanında 1 fincan sütlü nescafe
Öğlen:(14.45) 2 yemek kaşığı barbunya, 1 dilim kepek ekmeği, 2 yemek kaşığı yoğurt
Ara:(17.00) 1 adet orta boy şeftali, 2 adet kayısı
Akşam:(20.05) yeşil salata, 5 adet parmak köfte, 1 parça peynir (kibritten ufak:)), 1 dilim kepek ekmeği
Gece:(21.40) çok geç oldu biliyorum ama film izledik yani benim suçum yok- yarım bardak kendi hazırladığım smoothie (bunun yanında 'lütfen bundan sonra uyumadan 3 saat önce dükkanı kapat' notu var)
CUMARTESİ
Sabah:(09.45) 1 adet kepekli tost, 3 zeytin, 1 fincan sütlü nescafe
Öğlen:(14.00) 1 kase-2,5kepçe eder- soğuk yoğurt çorbası
Ara:(17.10) 1 adet ufak nektar, 13-14 adet leblebi
Akşam:(19.40) 3 yemek kaşığı ıspanak yemeği, 1 kase yoğurt, 1 dilim kepek ekmeği, yeşil salata
Gece:(21.00) 1 top light sade dondurma -gerçekten 1 top fazlası yok (aslında dondurmada çok yağlı olduğu için yasak ama gerçekten light olduğu için kurtardım paçayı, kaptım yıldızı)
PAZAR
Brunch: Açık büfede o kadar çok tatlı vardı ki yani nasıl dayanabilirdim bilmiyorum o yüzden açık büfe yerine kendi seçtiğim kahvaltıyı yedim, daha güvenli oldu böylesi..(11.45) 1 üçgen dilim beyaz peynir, 1 dilim kaşar, 3 adet zeytin, 2 yemek kaşığı menemen, 2 dilim yuvarlak sucuk ızgara, 1/5simit, 2 dilim kepek ekmeği, domates ve salatalık, 1 fincan sütlü nescafe... (14.50'de biten bir seremoni)
Ara: (17.05) 1 orta boy yağsız sütten ice latte
Akşam: (20.00) Yeşil salata, 3 yemek kaşığı kabak yemeği, 1 dilim kepek ekmeği
'Pazar günü kaçırmışsın ama' diye düşünen olabilir; sonrasında öğünlerimi kısarak telafi etmediğim ve aslında açık büfeyi tercih edip dibe vurduğum bir hayattan sonra bu menü yıldızlık ve öpücüklüktü, bu nedenle her adım değişiklik yolunda önemli bir mesafeyi işaret eder. Üstelik tatlı, reçel, nuteeee..., pasta falan hepsi tek tek aklıma geldi tabi ama mideme gelmedi, benim değişim yolum için büyük insanlık için küçük bir adım.
Not: 'Yemek Günlüğü' çok fena bir şeydir, yediğinizi dürüstçe yazarsanız emniyet kemeri gibi olur, 'Ya arkadaş 2 saat önce bunu yedim aç olmamam lazım, hayırdır, ben iyisi mi bir bardak su içeyim bir sonraki öğünde gerçekten acıkınca yersim' dedirtir insana, candır, tavsiyemdir.
15 Temmuz 2013 Pazartesi
TOMBİK KUĞU'NUN YEMEK GÜNLÜĞÜ No.01 ( Kaç Yanlış Bir Doğru Götürür? )
Söyleşi yazımı yazdıktan sonra çok güzel geri dönüşler aldım sizlerden, ben de daha şevkle koşarak gittim bu hafta Ayça Kaya'ya. Ufak tefek arada randevularımı kaçırdığım olmuyor değil, ne de olsa cumartesi rehaveti denen şeye temmuz sıcakları eklenince böyle erimiş akideye dönüyor insan. Ama bu hafta gerçekten kurulmuş saat gibi erkenden kalkıp koşa koşa gittim canım tartıma. Bakalım bu sefer durumum nedir diye de baya heyecanlıydım. Aslında ne zaman bu kadar heyecanlı gitsem kesin ya aynı kiloda kalmış olurdum ya da muhtemelen vücut su topladığı için bir kaç yüz gramcık fazlam olurdu. Bende moral sıfırın altında eksi bilmem kaç yüz. Yıllardır yaşadığım kısır döngünün kısa tanımı budur işte, evet. Sen yap yap ya da yaptığını sanarak 10 gün geçir sonra o kadar zamanın boşa gittiğini gör, mayo festivaline çok daha az zamanın kaldığı gerçeğiyle yüzleş, of of of. Sar başa.
Etiketler:
açlık,
Ayça Kaya,
bakım,
detay,
doktor,
dönüşüm,
hata,
kilo,
mayo,
meyve,
sağlıklıyaşam,
tombik,
yaz,
yemek,
zorluklar
3 Temmuz 2013 Çarşamba
Dr. AYÇA KAYA ve SON TOMBİK KUĞU'NUN SAĞLIKLI YAŞAM SÖYLEŞİSİ - GALA
Bir çok zayıflama
deneyimim oldu ömrüm boyunca ve doğal olarak diyetisyen, doktor ve alternatif
yöntemler, bir değil beş değil on değil, öyle bir çılgınlık. Onların bir günahı
yok, benim devreler sorunlu. Bir gazla başlayıp ‘Yapamıyorum arkadaş ben, yemesem
de veremiyorum’ diyerek bitiriyordum. Yemesem dediğime de pek bakmayın. İnanmadığım
bir şeye başladığım için yani aslında özünde kendime inanmadığım için kimsenin
faydası olamıyordu bu çaresiz mazluma.
Sonuncusunda annemin hediyesi üzerine yeni bir doktora
gittim, bilmiyorum bu kaçıncı yani sayamadım. Bağdat caddesinin minyon
hanımları arasından geçerek ulaştığımda kapıda bizi şeker ötesi bir bayan
karşıladı. Yeliz abla’ya buradan selam olsun, benim hep ’erken geleyim, aradan
girerim beklerim biraz’ gibi kaprislerimi gülümseyerek karşılamaya devam
ediyor, üstelik her gittiğimde kucaklaşarak buluşuyoruz, seviyoruz birbirimizi
yahu.
İnsan doktoruna bu motivasyonla giderse başarısız olur
mu? Olur? Misal ben ilk gittiğimde başarısız oldum ama bu benim hatamdı (hatamı
da kabul ederim). Kendime inanmıyor, kızıyor, kavga ediyor ve sürekli
cezalandırıyorken tanıştım Ayça Kaya ile. Gözlerinin içi gülen kadın, güzel
insan. Ama benim gözlerimdeki o parıltı kaybolmuştu, dükkanı kapatmış bakkala
dönmüştüm eğlenceli her şey içeride kitli, kilodan önce tiroit problemi insülin
direnci gibi birçok sıkıntıyı öncelikli halletmemiz gerekiyordu, (kilolar ile
geldi neredeyse hepsi, daha önce bilmem ben öyle hastalık falan) sağlığı geri
kazanmak madde 1’di ama ben kendimde o gücü bulamadım hiç, ilk gittiğimde bile
yüzüm asıktı, bu nedenle ara vermeye karar verdim. Önce o parıltıyı geri
kazanacaktım, kavgayı bitirecek ve bu sefer sadece kendim için inanç toplayarak
gidecektim yanına.
Sanılanın aksine geri
dönme sözü verilip bir daha gidilmeyen doktorlardan değildi, insanın aklında
kalan, inanılan, ‘bir tek o yardım edebilir’ denilenlerdendi. Geri döndüm. Beni
yine o güler yüzleriyle karşıladılar, bu sefer bende onlara kocaman
gülümsüyordum, ‘değiştim’ dediğimde inandılar bana, bıraktığım dönemde aldığım
kiloları bile yüzüme vurmadılar (hoş vursalardı altından kalkamazdım, bence
göze alamadılar) ve hatta şu anda kilomu bile bilmiyorum. Tartılıyorum ama bana
ekranı göstermiyorlar, bu sırrı bir tek Ayça Abla ve ekibi biliyor, böylelikle
motivasyonum asla düşmüyor. İnsan doktoruna Abla der mi? Der vallahi, her
gördüğünde ahtapot gibi boynuna atlar, özel hayatında yaşadığı sıkıntıyı bile
paylaşır, öyle dost. İşte bu nedenle inanıyorum başaracağımıza çünkü ben diyet
yapmıyorum, yaptırmıyorlar. Listem bile yok buzdolabına asacak. Uzun bir yol değil, adım adım değiştiriyorlar
beni, değiştiyorlar ki bir daha 10 kilo verip 20 kilo alarak, mutsuz ve
dokunsan ağlayacakmış gibi geri dönmeyeyim.
Tekrar başlamadan önce Tuna Hoca ile zihnimdeki ve
kalbimdeki yanlış anlaşılmaları düzelttim (hala devam ediyoruz, onunla da söyleşi
sözüm var en yakın zamanda yapacağım) şimdi sevgili Uzm. Dr. Ayça Kaya ve ekibi
ile vücudumdaki yanlış anlaşılmaları düzeltiyorum. Son model makyajlanmış araba
gibi çıkacağım tatillere, o derece emek var üzerimde.
Biraz önce buzdolabına asacağım listem yok derken
ciddiydim yalnız, liste tarif falan yok, yediğimi yazdığım bir defterim ve
doktorumun son çıkan kitabı ‘Sayarak Zayıfla 5,3,3,3’ dışında çantamda biraz
badem ve su ve bir elma var. Ben tırtıkladığım lokmaya kadar her yediğimi saati
saatine yazıyorum ve o hafta buluştuğumuzda kendisine gösteriyorum, tek tek
kalem kalem üzerinden geçerek yanlışlarımı gösteriyor, ‘Bu hafta bunun yerine
bunu yapmanı öneriyorum’ diyerek alternatifler sunuyor, en problem yaşadığım
noktalara çözümler buluyor. Yani ben bilemiyorum öyle kibrit kutusudur,
200gramdır, saniye tutulan maratonlar vs vs. Hava atmak gibi olmasın tatlı bile
yiyorum (dondurma tarifi nasıl çıktı sanıyorsunuz=)).
İlerleyen günlerde
günlüğüm ve değiştirilen maddelerini, önerileri yazacağım ama şimdi söyleşi
zamanı! Doktorum Uzm. Dr. Ayça Kaya ile Son Tombik Kuğu’nun keyifli söyleşine hoş
geldiniz efendim, kalem kağıtlar hazırsa büyük değişimler yaratacak detaylarla
dolu yazımız başlıyor!!!!!!!
Son Tombik Kuğu: Ayça Abla olarak yazabilir miyim?
Ayça Kaya: Tabi ki ( burada baya gülüyoruz, ilk günden
beri annemin arkadaşlarından biri sanki öyle bir his var içimde. Gerçi annemle
arkamdan planlar yapıyor olma ihtimalleri çok yüksek ‘Ayçacım eti senin kemiği de
senin buyur’ demiş olabilir şaşırmam).
S.T.K. : Blog yazmaya yeniden başladım, yaşadıklarımı paylaşıyorum,
spor yapıyorum yani eskiden olduğu gibi değil baya baya gidiyorum. Kendime bakmaya
bile başladım mesela artık makyajla uyumuyorum (kahkahalar). Birde pozitif
düşünce eğitimi alıyorum, kendime kızmıyorum baya baya ekip olduk biz kendimle.
(Barış şarkıları içimde, ülkem için dualar sonsuz)
A.K. : Ben de inanıyorum sana (oleyyyyyyyyyy). Her gün
yeni bir gün ve her gün yeniden başlıyorsun hayata. Tevekkül etmeyi ihmal etme.
Ders çıkar, devam et.
(Bu arada birazcık özel konuştuk J, eşim falan okuyor bu
yazıları, sansürün sebebi, anlarsınız halimi)
S.T.K. : Bu insülin direnci ne menem bir şeymiş yahu,
inanılmaz acıkıyorum, ben kendim ve şahsım olarak 3 kişilik acıkıyoruz. Yemek yiyorum
1 saat sonra gözüm buzdolabında. Ne yapmam lazım?
A.K. : Bu tamamen insülin ile ilgili, acıkmaların,
yorgunluğun ve tatlıya olan düşkünlüğün. Sütlü kahve içebilirsin bu ani
acıkmalarda. Yiyecek bir şey ise Leblebi (beyaz veya sarı).
S.T.K. : Asıl
sorun gece başlıyor, ben gece yemek yiyince kilo alıyorum ama geç saatte
yatıyorum ve bir şeyler yemek istiyorum. Beni durduracak ya da çok zarar
vermeyecek bir yöntem var mı? (Hoş geldin Paradox, özlemiştik bebişim, otur bi
çay söyleyelim sana)
A.K. : Gece zaten çok geç yatmamaya çalış, ama çok
acıkırsan 8-9 adet kuru çekirdekli vişne ye.
S.T.K. : Metabolizmamın şakacı olduğunu biliyoruz, peki
biraz ona destek verebilecek, hızlanmasına yardım edecek bir yöntem var mı?
A.K. : Midenin durumu iyi ise yemeklerden önce yarım
greyfurt yiyebilirsin ve günde 2-3 fincan yeşil çay içebilirsin.
S.T.K. : Gücüm çok azalıyor, baygın gibi geziyorum,
enerjim olsa sporumu daha çok yapacağım ama bu bahane değil gerçekten nine gibi
hissettiğim günler oluyor. Nasıl enerjimi geri kazanabilirim?
A.K. : İnsülin direncini tedavi ediyoruz, düzelince
enerjin de geri gelecek, o zamana kadar sporunu ihmal etme, yap.
S.T.K. : Tatlı yemeyi çok seviyorum, gözüm dönüyor,
rüyama giriyor, ağlayasım geliyor, üzülüyorum kendime, ne yapabilirim (burada biraz
fazla gülmüşüz gözümüzden yaş geldi, kendimi kendimle bu kadar güldürdüğüm de
az olmuştur).
A.K.: Kuru hurmaları al, çekirdeklerini çıkart içine
günkurusu kayısı ekle haşla ve rondoya 1 tatlı kaşığı tarçın, 5-6 çiğ badem
koyup püre haline getir. Sonra onu kalın hamur gibi aç ve streçle dolaba koy. Dilim
dilim yiyebilirsin. Tatlı isteğini giderecektir. ( Şahane bir tarif, ben
yaptım, bir dilim yedim ertesi gün canım çekti bir dilim daha almak istedim,
kahvemi koydum ve puffff geri kalanını eşim bitirmiş. Bravo bravo, başka
alternatifi yok çünkü)
S.T.K. : Kavun, karpuz gibi soğuk meyveler yiyince iyi
hissediyorum, limonata vs. uygun mu tüketebilir miyim? Malum yaz geldi, sıcak.
A.K. : Meyve şekerin şekil değiştirmiş halidir, fazlası
şeker olarak vücudunda kalır. Özellikle kavun ve karpuz çok şekerlidir. Ama bir
ince dilim karpuz yiyebilirsin. Limonatayı sen yapıyorsan ve şeker koymuyorsan
uygundur.
Ödevlerimi vermeden önce minik bir konuşma yaptı bana
Ayça Abla ve bu söyleşiden bir hafta sonra gittiğimde 500gr yağ gitmişti. Az
mı? 2 paket margarin hayal et.. Evet bence de affeeeriiimmm bana öpüyorum
kendimi. İçimin yağları eridi ayol hahayyt.
Ayça Kaya: Asla demoralize olma, buna müsaade etme. Her
gün yeniden başla, yeni bir gün ve bir önceki günden daha az yemeye niyet et. Dün
bitti bugün yeniden başlıyorsun. Bencil olma her şeyi paylaş. Hayata iyi ve
güzel tarafından bak ve en önemlisi Affet! Affettikçe hafifleyeceksin.
Ve ödevin;
Ekmek (beyaz ekmek yasak, insülin tetikçisi) dışında
tahıl tüketme (kek, börek, makarna, pilav vs vs).
Her yediğini dakikası dakikasına yaz.
5333 kuralını uygulamaya çalış. +,- 1 olabilir bu hafta.
(mesela 5 tahıl hakkım var ama ben 4 yedim, sorun değil veya 3 süt ürünü hakkım
var ama bu hafta 4 tükettim, bozulmaca yok).
Bu haftaki söyleşimiz biterken önümüzdeki hafta için yeni
bir randevu aldım ve şimdiden soruları düşünmeye başladım. Öğrendiğim bu önemli
bilgileri sizlerle paylaşmak için can atıyordum. Herkes bilmeli bunları,
yaymalıyız böyle eski uğur mektupları gibi.
İçimden ‘Şanslısın be Tombik Kuğu, değerini bil’ diye
geçirdim. Gülümsedim ve Cadde’de minik bir yürüyüşe çıktım, ağaçlarıma
sarıldım, inandım!!!
28 Haziran 2013 Cuma
DONDURMA YEME HAKKIMA SAHİP ÇIKIYORUM MEMUR BEY!
Belki güzel değil,çirkinim amma
Gel sen acı bari,düşürme gama
Benimde canım var,bende insanım
Benimde kalbim var,bende insanım
Benimde hakkım var, bende insanım!!!!!
Dondurma postunun haziranın son yağmurlu gününe denk gelmesi de doğanın bana özgü esprisi, parçalı bulutlu bir şaka anlayışı olsa gerek. Her ne olursa olsun, amacımdan vazgeçmeyerek, doktorumla modifiye edip sizlerin beğenisine sunduğumuz yeni dondurmamız huzurlarınızda. Afiyet bal şeker olsun.
Tombik Kuğu Dondurması
Malzemeler;
2 su bardağı yağsız yoğurt
1 adet küçük muz
7-8 adet çilek
3 adet çekirdeği çıkartışmış kayısı veya şeftali
7-8 adet böğürtlen (dondurulmuşu marketlerde mevcut)
15-20 adet ahududu (dondurulmuşu marketlerde mevcut)
yarım kabuksuz armut
yarın limon kabuğu rendesi
2 yemek kaşığı tatlandırıcı (S... ile başlayanı kullanıyorum ben)
isteğe göre tarçın, toz hindistan cevizi veya 1-2 yaprak fesleğen)
Yapılışı;
Çok basit... Tüm malzemeleri birlikte blenderdan geçirip servis edeceğiniz soğuğa dayanıklı kaselere paylaştırıp 2 saat kadar derin-dondurucuda bekletmeniz ile şahane dondurmanıza kavuşmuş oluyorsunuz. Eğer o anda yemek istiyorsanız da; yine smoothie yaptığımız makinaya tüm malzemeleri ve 1 su bardağı buz koyup karıştırıyoruz, karışımı bardağımıza usulca boşaltıp kaşıklamaya başlıyoruz.
Not: Eğer sevdiğiniz başka meyveler varsa bu tarifi onlar üzerinde de deneyebilirsiniz. Yalnız karpuz ve elma ile çok güzel olmuyor, benden söylemesi. Yani ben o hataya düştüm de sizin de düşmenizi istemedim.
Sevgiler
Dip not: Ayça Abla Cumartesi görüşürüz, yeme günlüğüm ve ben sağ koltukta olacağız, Röportajımızın da devamını yazmamız lazım. Öpüyorum seni.
Etiketler:
Ayça Kaya,
çilek,
direniş,
doktor,
dondurma,
hafifyemek,
malzemeler,
meyve,
muz,
yaz,
yazgeldi,
yemek,
yemek tarifi,
yoğurt
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



