Ayça Kaya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayça Kaya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2013 Çarşamba

GÜNÜN DETAYI No.07


Ben baya baya küçükken Sarıyer'de ve Fenerbahçe Parkı'nda yazlık açık hava sinemaları kurulurdu ve kült filmler gösterilirdi. En sevdiğim aktiviteydi sanırım. Orada izlenilen filmin etkisi bir başka olur. Son dönemde bu geleneksel yazlık sinemaların popüler olmaya başladığını ve bir çok farklı mekanda bu uygulamanın olduğunu fark edip hemen gittim, eksik kalır mıyım hiç. Sağ olsun eşim tüm film uyudu 'Gözüm dalmış Canım, uyumadım' dese bile anlaşılmayacak gibi değildi, oysa kendi seçti filmi, güya eleştirileri okumuş. Her şeye rağmen oldukça eğlendiğimiz bir akşamdı ve atmosferi yeterdi, yinede siz sevgilinizin uyuma ihtimaline karşın Pasifik Savaşı dışında bir film seçin. Pazar akşamı gittiğimiz sinemanın ertesinde kendimi biraz küçülmüş ve biraz daha neşeli hissettim, açık hava çarptı sanırım. Yaz bitmeden 'to do list' in en üst maddesi olma yolunda aday.





Not: O parmaklarımızı bulaya bulaya yediğimiz popcorn var ya, işte o sırf yağ deposuymuş. 1 küçük boyunda bile tüm rejimi katledecek kadar kalori varmış, üstelik mısır tahminimizden daha çok yağ ve tuz emdiği için fark etmeden hopppp mideye. Ben tuz eklemiyorum desem de Ayça Abla asla!!! deyince el mahkum sade soda ve 1 fincan filtre kahve ile filmi tamamladım. Karnımın gurultusundan uyuyamama durumunu özlemişim. Bir şey izlerken yemek yenmemesi gerektiği kuralına uymayı bir başarırsam zaten dünyalar benim olacak.


Sevgiler


5 Ağustos 2013 Pazartesi

TOMBİK KUĞU'NUN YILDIZLI GÜNLERİ - MENÜLER


Her şeyi yanlış yapacak halimiz yok, bazen baya iyi gittiğim ve sonucunda Ayça Abla'dan yıldız aldığım günler de oluyor. Üstelik zaman ilerledikçe bu yıldızlı günlerimin sayısı artıyor. Öğreniyorum ben de deneye yanıla. Hayat boyu sürecek bir duruş bu ve elbette bir anda değişmek mümkün değil ama yıldızlarımın sayısı arttıkça fark ediyorum ki; ben bu işi kıvırdım sanki.. İşte son iki hafta içerisinde 'yemek günlüğümdeki' yıldızlı günler...





ÇARŞAMBA
Sabah: (07.30) İlaç sonrasında mutlaka bir şeyler yemem gerekiyor ama kahvaltı için fazla erken geliyor bana bu nedenle 3 kuru kayısı ve bir bardak su.
Kahvaltı: (09.15) bir adet kepekli tost, yanında yağsız sütten nescafe
Öğlen: (13.45) yemekhane rulezzz. 1 kepçe brokoli çorbası, 3 yemek kaşığı ıspanak ve 3 yemek kaşığı kadar yoğurt, 1 adet ufak boy kepeklı top ekmek.-aslında çorba ekmek yerine geçiyor ancak mevzu brokoli olunca Ayça Abla kanaat notu vererek bugünü 4,5'le 5 yaptı)
Ara: (15.00) 1 avuç leblebi, 1 fincan yeşil çay
Ara: (16.50) 1 adet yeşil elma
Akşam: (19.20) fırında somon ızgara ve yanında kabak biber gibi sebzeler, 1 dilim kepek ekmeği, içecek.
Gece: (21.30) 1 bardak kendi yaptığım smoothie

CUMA
Sabah: (08.00) ilaç sonrası 1 adet kepekli grissini ve 1 adet kuru erik
Kahvaltı: (09.45) 1 adet kepek ekmekli beyaz peynirli ve domatesli sandwich yanında küçük boy yağsız latte
Öğlen: (13.40) 3 yemek kaşığı zeytinyağlı fasülye, 1 kase cacık, 1 küçük kase mevsim salata, 1 top kepek ekmeği.
Ara: (15:10) yarım avuçtan az leblebi
Ara: (17.00) 6 adet kuru çekirdelki vişne ve 1 fincan 9'lu çay
Akşam: (19.40) 1 kepçe-ufak- yoğurt çorbası, 2 dilim ızgara bonfile yağsız, 1 dilim kepek ekmeği, otlu ayran
Gece: (21.20) 1 fincan yağsız sütlü nescafe

SALI
Sabah: (08.10) 1 orta boy şeftali
Kahvaltı: (10.20) kepekli ekmekten peynirli ızgara sebzeli sandwich yanında küçük boy yağsız ice latte
Öğlen: kahvaltıyı çok geç yaptım acıkmadım off poff çokkk sıcak.
Ara:(14.15) 1 avuç leblebi, 1 fincan sütlü nescafe
Ara:(17.00) 4 adet kayısı, 2 adet mor erik
Akşam:(19.05) fırında light kaşarlı mantar dolma 8 adet, 3 adet ızgara charliston ve bir küçük kase yeşil salata.
Gece:(21.20) 1 adet meyveli probiyotik yoğurt

PERŞEMBE
Sabah:(10.00) 2 adet yumurta ile hazırlanmış peynirli omlet ( içinde maydanoz dereotu gibi yeşilliklerle ve yağsız olarak seramik tavada hazırladım) yanında 1 fincan sütlü nescafe
Öğlen:(14.45) 2 yemek kaşığı barbunya, 1 dilim kepek ekmeği, 2 yemek kaşığı yoğurt
Ara:(17.00) 1 adet orta boy şeftali, 2 adet kayısı
Akşam:(20.05) yeşil salata, 5 adet parmak köfte, 1 parça peynir (kibritten ufak:)), 1 dilim kepek ekmeği
Gece:(21.40) çok geç oldu biliyorum ama film izledik yani benim suçum yok- yarım bardak kendi hazırladığım smoothie (bunun yanında 'lütfen bundan sonra uyumadan 3 saat önce dükkanı kapat' notu var)

CUMARTESİ
Sabah:(09.45) 1 adet kepekli tost, 3 zeytin, 1 fincan sütlü nescafe
Öğlen:(14.00) 1 kase-2,5kepçe eder- soğuk yoğurt çorbası
Ara:(17.10) 1 adet ufak nektar, 13-14 adet leblebi
Akşam:(19.40) 3 yemek kaşığı ıspanak yemeği, 1 kase yoğurt, 1 dilim kepek ekmeği, yeşil salata
Gece:(21.00) 1 top light sade dondurma -gerçekten 1 top fazlası yok (aslında dondurmada çok yağlı olduğu için yasak ama gerçekten light olduğu için kurtardım paçayı, kaptım yıldızı)

PAZAR
Brunch: Açık büfede o kadar çok tatlı vardı ki yani nasıl dayanabilirdim bilmiyorum o yüzden açık büfe yerine kendi seçtiğim kahvaltıyı yedim, daha güvenli oldu böylesi..(11.45) 1 üçgen dilim beyaz peynir, 1 dilim kaşar, 3 adet zeytin, 2 yemek kaşığı menemen, 2 dilim yuvarlak sucuk ızgara, 1/5simit, 2 dilim kepek ekmeği, domates ve salatalık, 1 fincan sütlü nescafe... (14.50'de biten bir seremoni)
Ara: (17.05) 1 orta boy yağsız sütten ice latte
Akşam: (20.00) Yeşil salata, 3 yemek kaşığı kabak yemeği, 1 dilim kepek ekmeği

'Pazar günü kaçırmışsın ama' diye düşünen olabilir; sonrasında öğünlerimi kısarak telafi etmediğim ve aslında açık büfeyi tercih edip dibe vurduğum bir hayattan sonra bu menü yıldızlık ve öpücüklüktü, bu nedenle her adım değişiklik yolunda önemli bir mesafeyi işaret eder. Üstelik tatlı, reçel, nuteeee..., pasta falan hepsi tek tek aklıma geldi tabi ama mideme gelmedi, benim değişim yolum için büyük insanlık için küçük bir adım.


Not: 'Yemek Günlüğü' çok fena bir şeydir, yediğinizi dürüstçe yazarsanız emniyet kemeri gibi olur, 'Ya arkadaş 2 saat önce bunu yedim aç olmamam lazım, hayırdır, ben iyisi mi bir bardak su içeyim bir sonraki öğünde gerçekten acıkınca yersim' dedirtir insana, candır, tavsiyemdir.


15 Temmuz 2013 Pazartesi

TOMBİK KUĞU'NUN YEMEK GÜNLÜĞÜ No.01 ( Kaç Yanlış Bir Doğru Götürür? )


Söyleşi yazımı yazdıktan sonra çok güzel geri dönüşler aldım sizlerden, ben de daha şevkle koşarak gittim bu hafta Ayça Kaya'ya. Ufak tefek arada randevularımı kaçırdığım olmuyor değil, ne de olsa cumartesi rehaveti denen şeye temmuz sıcakları eklenince böyle erimiş akideye dönüyor insan. Ama bu hafta gerçekten kurulmuş saat gibi erkenden kalkıp koşa koşa gittim canım tartıma. Bakalım bu sefer durumum nedir diye de baya heyecanlıydım. Aslında ne zaman bu kadar heyecanlı gitsem kesin ya aynı kiloda kalmış olurdum ya da muhtemelen vücut su topladığı için bir kaç yüz gramcık fazlam olurdu. Bende moral sıfırın altında eksi bilmem kaç yüz. Yıllardır yaşadığım kısır döngünün kısa tanımı budur işte, evet. Sen yap yap ya da yaptığını sanarak 10 gün geçir sonra o kadar zamanın boşa gittiğini gör, mayo festivaline çok daha az zamanın kaldığı gerçeğiyle yüzleş, of of of. Sar başa.




3 Temmuz 2013 Çarşamba

Dr. AYÇA KAYA ve SON TOMBİK KUĞU'NUN SAĞLIKLI YAŞAM SÖYLEŞİSİ - GALA


Bir çok zayıflama deneyimim oldu ömrüm boyunca ve doğal olarak diyetisyen, doktor ve alternatif yöntemler, bir değil beş değil on değil, öyle bir çılgınlık. Onların bir günahı yok, benim devreler sorunlu. Bir gazla başlayıp ‘Yapamıyorum arkadaş ben, yemesem de veremiyorum’ diyerek bitiriyordum. Yemesem dediğime de pek bakmayın. İnanmadığım bir şeye başladığım için yani aslında özünde kendime inanmadığım için kimsenin faydası olamıyordu bu çaresiz mazluma.




Sonuncusunda annemin hediyesi üzerine yeni bir doktora gittim, bilmiyorum bu kaçıncı yani sayamadım. Bağdat caddesinin minyon hanımları arasından geçerek ulaştığımda kapıda bizi şeker ötesi bir bayan karşıladı. Yeliz abla’ya buradan selam olsun, benim hep ’erken geleyim, aradan girerim beklerim biraz’ gibi kaprislerimi gülümseyerek karşılamaya devam ediyor, üstelik her gittiğimde kucaklaşarak buluşuyoruz, seviyoruz birbirimizi yahu. 

İnsan doktoruna bu motivasyonla giderse başarısız olur mu? Olur? Misal ben ilk gittiğimde başarısız oldum ama bu benim hatamdı (hatamı da kabul ederim). Kendime inanmıyor, kızıyor, kavga ediyor ve sürekli cezalandırıyorken tanıştım Ayça Kaya ile. Gözlerinin içi gülen kadın, güzel insan. Ama benim gözlerimdeki o parıltı kaybolmuştu, dükkanı kapatmış bakkala dönmüştüm eğlenceli her şey içeride kitli, kilodan önce tiroit problemi insülin direnci gibi birçok sıkıntıyı öncelikli halletmemiz gerekiyordu, (kilolar ile geldi neredeyse hepsi, daha önce bilmem ben öyle hastalık falan) sağlığı geri kazanmak madde 1’di ama ben kendimde o gücü bulamadım hiç, ilk gittiğimde bile yüzüm asıktı, bu nedenle ara vermeye karar verdim. Önce o parıltıyı geri kazanacaktım, kavgayı bitirecek ve bu sefer sadece kendim için inanç toplayarak gidecektim yanına.



Sanılanın aksine geri dönme sözü verilip bir daha gidilmeyen doktorlardan değildi, insanın aklında kalan, inanılan, ‘bir tek o yardım edebilir’ denilenlerdendi. Geri döndüm. Beni yine o güler yüzleriyle karşıladılar, bu sefer bende onlara kocaman gülümsüyordum, ‘değiştim’ dediğimde inandılar bana, bıraktığım dönemde aldığım kiloları bile yüzüme vurmadılar (hoş vursalardı altından kalkamazdım, bence göze alamadılar) ve hatta şu anda kilomu bile bilmiyorum. Tartılıyorum ama bana ekranı göstermiyorlar, bu sırrı bir tek Ayça Abla ve ekibi biliyor, böylelikle motivasyonum asla düşmüyor. İnsan doktoruna Abla der mi? Der vallahi, her gördüğünde ahtapot gibi boynuna atlar, özel hayatında yaşadığı sıkıntıyı bile paylaşır, öyle dost. İşte bu nedenle inanıyorum başaracağımıza çünkü ben diyet yapmıyorum, yaptırmıyorlar. Listem bile yok buzdolabına asacak.  Uzun bir yol değil, adım adım değiştiriyorlar beni, değiştiyorlar ki bir daha 10 kilo verip 20 kilo alarak, mutsuz ve dokunsan ağlayacakmış gibi geri dönmeyeyim. 

Tekrar başlamadan önce Tuna Hoca ile zihnimdeki ve kalbimdeki yanlış anlaşılmaları düzelttim (hala devam ediyoruz, onunla da söyleşi sözüm var en yakın zamanda yapacağım) şimdi sevgili Uzm. Dr. Ayça Kaya ve ekibi ile vücudumdaki yanlış anlaşılmaları düzeltiyorum. Son model makyajlanmış araba gibi çıkacağım tatillere, o derece emek var üzerimde.


Biraz önce buzdolabına asacağım listem yok derken ciddiydim yalnız, liste tarif falan yok, yediğimi yazdığım bir defterim ve doktorumun son çıkan kitabı ‘Sayarak Zayıfla 5,3,3,3’ dışında çantamda biraz badem ve su ve bir elma var. Ben tırtıkladığım lokmaya kadar her yediğimi saati saatine yazıyorum ve o hafta buluştuğumuzda kendisine gösteriyorum, tek tek kalem kalem üzerinden geçerek yanlışlarımı gösteriyor, ‘Bu hafta bunun yerine bunu yapmanı öneriyorum’ diyerek alternatifler sunuyor, en problem yaşadığım noktalara çözümler buluyor. Yani ben bilemiyorum öyle kibrit kutusudur, 200gramdır, saniye tutulan maratonlar vs vs. Hava atmak gibi olmasın tatlı bile yiyorum (dondurma tarifi nasıl çıktı sanıyorsunuz=)). 


İlerleyen günlerde günlüğüm ve değiştirilen maddelerini, önerileri yazacağım ama şimdi söyleşi zamanı! Doktorum Uzm. Dr. Ayça Kaya ile Son Tombik Kuğu’nun keyifli söyleşine hoş geldiniz efendim, kalem kağıtlar hazırsa büyük değişimler yaratacak detaylarla dolu yazımız başlıyor!!!!!!!


Son Tombik Kuğu: Ayça Abla olarak yazabilir miyim?

Ayça Kaya: Tabi ki ( burada baya gülüyoruz, ilk günden beri annemin arkadaşlarından biri sanki öyle bir his var içimde. Gerçi annemle arkamdan planlar yapıyor olma ihtimalleri çok yüksek ‘Ayçacım eti senin kemiği de senin buyur’ demiş olabilir şaşırmam).

S.T.K. : Blog yazmaya yeniden başladım, yaşadıklarımı paylaşıyorum, spor yapıyorum yani eskiden olduğu gibi değil baya baya gidiyorum. Kendime bakmaya bile başladım mesela artık makyajla uyumuyorum (kahkahalar). Birde pozitif düşünce eğitimi alıyorum, kendime kızmıyorum baya baya ekip olduk biz kendimle. (Barış şarkıları içimde, ülkem için dualar sonsuz)

A.K. : Ben de inanıyorum sana (oleyyyyyyyyyy). Her gün yeni bir gün ve her gün yeniden başlıyorsun hayata. Tevekkül etmeyi ihmal etme. Ders çıkar, devam et.


(Bu arada birazcık özel konuştuk J, eşim falan okuyor bu yazıları, sansürün sebebi, anlarsınız halimi)

S.T.K. : Bu insülin direnci ne menem bir şeymiş yahu, inanılmaz acıkıyorum, ben kendim ve şahsım olarak 3 kişilik acıkıyoruz. Yemek yiyorum 1 saat sonra gözüm buzdolabında. Ne yapmam lazım?

A.K. : Bu tamamen insülin ile ilgili, acıkmaların, yorgunluğun ve tatlıya olan düşkünlüğün. Sütlü kahve içebilirsin bu ani acıkmalarda. Yiyecek bir şey ise Leblebi (beyaz veya sarı).

S.T.K. :  Asıl sorun gece başlıyor, ben gece yemek yiyince kilo alıyorum ama geç saatte yatıyorum ve bir şeyler yemek istiyorum. Beni durduracak ya da çok zarar vermeyecek bir yöntem var mı? (Hoş geldin Paradox, özlemiştik bebişim, otur bi çay söyleyelim sana)

A.K. : Gece zaten çok geç yatmamaya çalış, ama çok acıkırsan 8-9 adet kuru çekirdekli vişne ye.

S.T.K. : Metabolizmamın şakacı olduğunu biliyoruz, peki biraz ona destek verebilecek, hızlanmasına yardım edecek bir yöntem var mı?

A.K. : Midenin durumu iyi ise yemeklerden önce yarım greyfurt yiyebilirsin ve günde 2-3 fincan yeşil çay içebilirsin.

S.T.K. : Gücüm çok azalıyor, baygın gibi geziyorum, enerjim olsa sporumu daha çok yapacağım ama bu bahane değil gerçekten nine gibi hissettiğim günler oluyor. Nasıl enerjimi geri kazanabilirim?

A.K. : İnsülin direncini tedavi ediyoruz, düzelince enerjin de geri gelecek, o zamana kadar sporunu ihmal etme, yap.

S.T.K. : Tatlı yemeyi çok seviyorum, gözüm dönüyor, rüyama giriyor, ağlayasım geliyor, üzülüyorum kendime, ne yapabilirim (burada biraz fazla gülmüşüz gözümüzden yaş geldi, kendimi kendimle bu kadar güldürdüğüm de az olmuştur).

A.K.: Kuru hurmaları al, çekirdeklerini çıkart içine günkurusu kayısı ekle haşla ve rondoya 1 tatlı kaşığı tarçın, 5-6 çiğ badem koyup püre haline getir. Sonra onu kalın hamur gibi aç ve streçle dolaba koy. Dilim dilim yiyebilirsin. Tatlı isteğini giderecektir. ( Şahane bir tarif, ben yaptım, bir dilim yedim ertesi gün canım çekti bir dilim daha almak istedim, kahvemi koydum ve puffff geri kalanını eşim bitirmiş. Bravo bravo, başka alternatifi yok çünkü)

S.T.K. : Kavun, karpuz gibi soğuk meyveler yiyince iyi hissediyorum, limonata vs. uygun mu tüketebilir miyim? Malum yaz geldi, sıcak.

A.K. : Meyve şekerin şekil değiştirmiş halidir, fazlası şeker olarak vücudunda kalır. Özellikle kavun ve karpuz çok şekerlidir. Ama bir ince dilim karpuz yiyebilirsin. Limonatayı sen yapıyorsan ve şeker koymuyorsan uygundur.


Ödevlerimi vermeden önce minik bir konuşma yaptı bana Ayça Abla ve bu söyleşiden bir hafta sonra gittiğimde 500gr yağ gitmişti. Az mı? 2 paket margarin hayal et.. Evet bence de affeeeriiimmm bana öpüyorum kendimi. İçimin yağları eridi ayol hahayyt.

Ayça Kaya: Asla demoralize olma, buna müsaade etme. Her gün yeniden başla, yeni bir gün ve bir önceki günden daha az yemeye niyet et. Dün bitti bugün yeniden başlıyorsun. Bencil olma her şeyi paylaş. Hayata iyi ve güzel tarafından bak ve en önemlisi Affet!  Affettikçe hafifleyeceksin.

Ve ödevin;
Ekmek (beyaz ekmek yasak, insülin tetikçisi) dışında tahıl tüketme (kek, börek, makarna, pilav vs vs).
Her yediğini dakikası dakikasına yaz.
5333 kuralını uygulamaya çalış. +,- 1 olabilir bu hafta. (mesela 5 tahıl hakkım var ama ben 4 yedim, sorun değil veya 3 süt ürünü hakkım var ama bu hafta 4 tükettim, bozulmaca yok).


Bu haftaki söyleşimiz biterken önümüzdeki hafta için yeni bir randevu aldım ve şimdiden soruları düşünmeye başladım. Öğrendiğim bu önemli bilgileri sizlerle paylaşmak için can atıyordum. Herkes bilmeli bunları, yaymalıyız böyle eski uğur mektupları gibi.


İçimden ‘Şanslısın be Tombik Kuğu, değerini bil’ diye geçirdim. Gülümsedim ve Cadde’de minik bir yürüyüşe çıktım, ağaçlarıma sarıldım, inandım!!!






28 Haziran 2013 Cuma

DONDURMA YEME HAKKIMA SAHİP ÇIKIYORUM MEMUR BEY!



Belki güzel değil,çirkinim amma
Gel sen acı bari,düşürme gama



Benimde canım var,bende insanım

Benimde kalbim var,bende insanım



Benimde hakkım var, bende insanım!!!!!

Dondurma yeme hakkıma sahip çıkıyorum, marşım da budur efenim. Sevgili doktorum Ayça Kaya, akşamları yediğim minnnnacık dondurmayı kesip 'Bizim önceliğimiz yağ oranını azaltmak, dondurmada çok yağ var, başka bir şey koy bunun yerine' deyince içimdeki isyan ve anarşiye engel olamadım. Direnişin dozunu abarttım iyice. Yani kimseye çaktırmadan içimde yaşamış ta olabilirim bu çatışmayı ama henüz onu deşifre edecek özgüven sahibi değilim. Bu haberden son çok üzüldüm kendime, öyle böyle değil, yahu dondurmasız yaz mı geçer kuzum, olamaz olmamalı! Ben de yine doktorumun tavsiyesi ve onayı üzerine smoothie'lerimi dondurmalaştırmaya karar verdim. Benim o dondrumanın yerine koyacak bir şeye ihtiyacım vardı, ya öyle ya böyle. Ama kendi yaptığım dondurma acayip bir şey oldu, tahminlerimin de ötesine geçti.Vay vay vay dedirtir eşe dosta caka sattırır, enfes bir şey, tavsiye ederim, üstelik yağlı değil ve buz gibi. 

Dondurma postunun haziranın son yağmurlu gününe denk gelmesi de doğanın bana özgü esprisi,  parçalı bulutlu bir şaka anlayışı olsa gerek. Her ne olursa olsun, amacımdan vazgeçmeyerek, doktorumla modifiye edip sizlerin beğenisine sunduğumuz yeni dondurmamız huzurlarınızda. Afiyet bal şeker olsun.



Tombik Kuğu Dondurması


Malzemeler;

2 su bardağı yağsız yoğurt
1 adet küçük muz
7-8 adet çilek
3 adet çekirdeği çıkartışmış kayısı veya şeftali
7-8 adet böğürtlen (dondurulmuşu marketlerde mevcut)
15-20 adet ahududu (dondurulmuşu marketlerde mevcut)
yarım kabuksuz armut
yarın limon kabuğu rendesi
2 yemek kaşığı tatlandırıcı (S... ile başlayanı kullanıyorum ben)
isteğe göre tarçın, toz hindistan cevizi veya 1-2 yaprak fesleğen)


Yapılışı;

Çok basit... Tüm malzemeleri birlikte blenderdan geçirip servis edeceğiniz soğuğa dayanıklı kaselere paylaştırıp 2 saat kadar derin-dondurucuda bekletmeniz ile şahane dondurmanıza kavuşmuş oluyorsunuz. Eğer o anda yemek istiyorsanız da; yine smoothie yaptığımız makinaya tüm malzemeleri ve 1 su bardağı buz koyup karıştırıyoruz, karışımı bardağımıza usulca boşaltıp kaşıklamaya başlıyoruz. 



Not: Eğer sevdiğiniz başka meyveler varsa bu tarifi onlar üzerinde de deneyebilirsiniz. Yalnız karpuz ve elma ile çok güzel olmuyor, benden söylemesi. Yani ben o hataya düştüm de sizin de düşmenizi istemedim.




Sevgiler



Dip not: Ayça Abla Cumartesi görüşürüz, yeme günlüğüm ve ben sağ koltukta olacağız, Röportajımızın da devamını yazmamız lazım. Öpüyorum seni.