tuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Kasım 2013 Cumartesi

HAYDİ SPORA, HOP HOP HOPPAAA




Haftada 3 gün düzenli olarak spor yapmaya söz vermiştim kendime. Bunu gerçekleştirebiliyor olmanın dayanılmaz gururu var içerimde. Haftada 3 gün düzenli olarak sadece 1-1,5 saat yürüyorum ama aralıklı olarak zira sırtımda fazla 20 kilo ile başka bir spor veya çalışma yapmam pek mümkün değil zaten doktorum da yasakladı. İleride bel ve diz sorunu yaşamak istemiyorsan bir süre sadece yürü, üstelik yürümek tüm kas gruplarını neredeyse çalıştırır yani en azından benim ihtiyacım olan kas gruplarını. Göbek için henüz krem dışında bir aktivite yapmıyorum kısaca =) Bu bile kendimi daha iyi hissetmeme sebep oluyor. Genelde 12 'ye kadar spor duş gibi mevzuları halletmiş oluyorum yani benim günüm 12 de başlıyor dış dünya için. Sabah bir bardak sütümü ve kepekli tostumu yiyip biraz hazmetmeyi bekleyip çıkıyorum, bu rutini oturtmamın 4. günü vatana millete hayırlı olsun.


Makarna en sevdiğim yemeklerdendir ama asıl kilo yapanın o değil sos olduğunu öğrenince bende kendime bir güzellik yaptım ve az miktarda makarna haşlayarak (ekmeğin yerine geçti) salatama karıştırdım, yağ ve tuz yok. Şahane bir şey oldu, hem çok severek yedim hem de çok tok tuttu. Öğle yemeği olarak spordan sonra hüplettim kendisini. Tavsiye ederim. Ama makarna bir küçük su bardağını geçmesin.


Sevgiler, bana da kolaylıklar iradeler =)

7 Ağustos 2013 Çarşamba

GÜNÜN DETAYI No.07


Ben baya baya küçükken Sarıyer'de ve Fenerbahçe Parkı'nda yazlık açık hava sinemaları kurulurdu ve kült filmler gösterilirdi. En sevdiğim aktiviteydi sanırım. Orada izlenilen filmin etkisi bir başka olur. Son dönemde bu geleneksel yazlık sinemaların popüler olmaya başladığını ve bir çok farklı mekanda bu uygulamanın olduğunu fark edip hemen gittim, eksik kalır mıyım hiç. Sağ olsun eşim tüm film uyudu 'Gözüm dalmış Canım, uyumadım' dese bile anlaşılmayacak gibi değildi, oysa kendi seçti filmi, güya eleştirileri okumuş. Her şeye rağmen oldukça eğlendiğimiz bir akşamdı ve atmosferi yeterdi, yinede siz sevgilinizin uyuma ihtimaline karşın Pasifik Savaşı dışında bir film seçin. Pazar akşamı gittiğimiz sinemanın ertesinde kendimi biraz küçülmüş ve biraz daha neşeli hissettim, açık hava çarptı sanırım. Yaz bitmeden 'to do list' in en üst maddesi olma yolunda aday.





Not: O parmaklarımızı bulaya bulaya yediğimiz popcorn var ya, işte o sırf yağ deposuymuş. 1 küçük boyunda bile tüm rejimi katledecek kadar kalori varmış, üstelik mısır tahminimizden daha çok yağ ve tuz emdiği için fark etmeden hopppp mideye. Ben tuz eklemiyorum desem de Ayça Abla asla!!! deyince el mahkum sade soda ve 1 fincan filtre kahve ile filmi tamamladım. Karnımın gurultusundan uyuyamama durumunu özlemişim. Bir şey izlerken yemek yenmemesi gerektiği kuralına uymayı bir başarırsam zaten dünyalar benim olacak.


Sevgiler