17 Şubat 2012 Cuma

DÜĞÜNDE GİYİLECEK ABİYE SORUNSALI VOL.1

Uzun araştırmalara gireceğimi biliyordum ama girince çıkamayacağımı, o derin sularda dereye düşmüş dal gibi (biraz kalınca bir dal) sürükleneceğim konusunda hiç bir fikrim yoktu.
Bu abiye olayı ne menem bir şeymiş arkadaş, adeta iğne ile kuyu kazıyorum; modeli bulmak dert, bulduğun modelin bedenine uygun olması dert, hadi o da oldu fiyatının makul olması ayrı dert.


Dertler derya olmuşken bünyemde, televizyon kanallarında 40 yaşına gelmiş sıfır beden hanım ablalarımın caka sata sata 'kilo vermeniz lazım, şıklık bütünseldir' gibi cümlelerini duyduğumda yaşadığım atakları anlatmama gerek yok sanırım. Hayır kilolu bayanların şık olmayacağını böyle halka açık bir ekranda söylerlerken acaba tarihteki hatunların beden ölçüleri ile ilgili bir fikirleri var mı? Hiç rönesans dönemi tablosu görmüşler mi? Böyle etli butlu, göbeği kat kat, ay yüzlü kadınların makbul olduğu dönemler, zayıflara hasta muamelesi yapılan çağlar.




25 Ocak 2012 Çarşamba

GELİN ATA BİNMİŞ, "GÖBEĞİMİ YANA ÇEKİN!!" DEMİŞ

Her genç kızın hayali "o beyaz gelinliği" giymektir gibi bir şehir efsanesi vardır. Evli biri olarak hiç böyle hayallerim olmamıştı, olmadığı için de baya bir garipsenmiştim. Garipsenmekle kalmayıp bu fikrin bünyeme aşılanması için çeşitli girişimlere ve baskılara maruz kalmıştım.




14 Aralık 2011 Çarşamba

FAİLİ MEÇHUL REJİMİN TEK SUÇLUSU BALLI BÖREK

Allahımmm!!! Bu nasıl bir mevsim böyle? Dalga geçiyor hava resmen. Sabah montla çıkıyorum yinede üşüyorum, öğlen aniden bir yerlerden güneş çıkıyor ce eee!! Haydii çıkart montu, ter dök bir kaç saat. Ee vücudun da ısıya alışma süresi var, otomatik değil ki bu bünye, bildiğin manuel. Akşam olunca üşü, montu tekrar giy. Eve gel çıkart. Giy çıkart giy çıkart. Kollarım aşındı, vücuduma göre ince kaldı, böyle enteresan bir şey oldum. Ama yinede hastalıktan kurtulamadım. Sesim 70'lerin cızırtılı filmlerindeki erkek jönler gibi. 3 günde herkesi kendimden soğuttum. Tabi koltuk, battaniye, ilaçlar yüksek kurulunda uzun süre kalınca rejim de doğal olarak faili meçhul oldu. C vitamini diye 25 kg mandalina yedirdiler, her sabah aynaya baktığımda rengim daha da turuncuya çalıyor. Çorba ve bal ciğeri yumuşatır efsanesi vardır, eminim herkes karşılaşmıştır hayatının bir döneminde. Ben yeni tanıştım kendileriyle ve baya ısındık birbirimize, hemen kaynaştık. Bas balı çaylara, oh tatlı tatlı. Çorbanın terbiyesizi içilmiyor, un ile ıslah ediyoruz kendisini.






3 Kasım 2011 Perşembe

BAYRAM İTİRAFI: KURABİYE CANAVARI BENİM MEMUR BEY!!!





Çocukluğumdan beri en korktuğum bayram kurban bayramı olmuştur. Misafir yolculuklarım, her an talihsiz bir görüntüyle karşılaşma korkusu ve stresi ile geçerdi. Ama en sevdiğim yanı pastalardı, çünkü ev sahibi teyzeler maharetlerini gösterecekleri bir platform olarak bayramı kullanırlardı. Caka satmak için bin bir çeşit tatlı yaparlardı. Yani muhtemelen tuzlu bir şeyler de yaparlardı ama algıda seçicilik işte ben sadece o tatlıları görürdüm. Hedefine kitlenmiş füzeler gibi kokuyu takip etmekle geçerdi koca 4 gün. Şimdi aldığım bilgiye göre hiç gelmeyeceğini sandığım o gün geldi ve bu sefer ev sahibi teyze olarak ben lanetlendim. Teyze, ben, bayram, misafir, hayırr olamazzzzz!!!! Yüklemi olmayan cümleler içerisinde debelenirken sevgilim imdadıma yetişti ve sadece arkadaşlarımızın geleceğini, hala çıtır bir sevgili olduğumu, teyze olmam için en az 30 senem olduğu gibi avutucu binlerce güzel şey söylerken dünyaya geri döndüm. Canımmm ya pek halden anlar.