aile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2013 Çarşamba

PARDON GARSON BEY, EN BÜYÜK PORSİYONDAN OLSUN LÜTFEN!




Kilolu olmanın en önemli sebeplerinden biri olarak ‘genetik’ yatkınlık gösterilir. Ailede obez veya fazla kilolu bir veya daha çok kişi varsa muhtemelen senin de kilolu olmanın tek sebebi ondan almış olduğun gen olduğunu düşünüp kolaylıkla suçlayabilirsin gibi bir düşünce beliriyor kafamda.

12 Ağustos 2013 Pazartesi

SON TOMBİK KUĞU, BABA KUĞU ve PARFE



- Ne yazdın bakiim en son?
- Anne şuna bir son versek, ödev yapıyormuşum gibi bir havan var her gün aynı soru, yayınlanınca okursun sende.
- Başlığı söyle bari ya. Ben sana böyle mi yapıyorum.
- Senin bloğun yokta ondan, yoksa kesin daha fenasını yapardın. Tombik Kuğu ve Baba Kuğu'nun Maceraları
- Babanı mı yazdın?
- Kıskançlık yapmıcaksın heralde zira o kadar yazdım ki okuyucu benden iyi tanıyor seni.
- Yok hayır da insan babasına kuğu der mi, yuhh, hem senin babanın neresi kuğu. Hahaha
- Babam orda mı, onla konuşmak istiyorum, verebilir misin telefona,  aaaa tabi olsa böyle konuşmazdın, akşama anlatsam mı durumu acaba?
- Kütttt, dıt dıt dıt dıt dıt

Babalar ve kızları arasındaki aşk büyüktür. Bizde de durum farklı olmadığından annemin bana yaptıklarını anlatmaya blog vs yetmez ama o olmasa hayatım; tadı tuzu falan olmayan böyle meşeden bozma krakerler var ya işte ona dönerdi maazallah! Annem hayatımın gülen neşeli yanı, sürekli bir didişme ve sevişme halindeyiz, bizi görenler gülse mi gerilse mi karar veremez. Aslında anlatacağım konu bu değildi, tamamen abur-cubur yemeye nasıl başladığımı yazacaktım ama annemle gelişen diyalog beni buralara kadar sürükledi.





12 Mayıs 2013 Pazar

TOMBİK KUĞUNUN ZARİF SULTANI - ANNELER GÜNÜ






Yanımızda olan veya biraz bizi uzaktan izleyen annelerimizin -ki ben kendisinden bloğumda oldukça bahsediyorum, istemsiz- özel günü bugün. Gelecekte anne olacaklar veya anne gibi teyzeler, halalar, dostlar. Değerli kim varsa hepsini sevgiyle kucaklıyorum göbekler izin verdikçe. Ne mutlu ki kocaman bir ailem var ve ne manidardır ki nüfusun büyük kısmı kadın (hediyeden belim büküldü). Bugün güzel bir gün, tatlı bir gün ama sadece hatırlamak ve değer verdiğimizi göstermek için bir günün yetmeyeceğinin kanıtı olan bir gün! 

Bir demet çiçek, yeni sezonda aradığı ama bulamadığı bir parça ve suratımda muzip bir gülümsemeyle kapısında olacağım. Hep ondan mı bekleyeceğim hediye, kutlama, vs. 

Yoğun bir iş tempomuz, yapılacaklar listemiz, arada mesafeler, başka programlar ve hatta kırgınlıklar bile olabilir ama bu anneler günü yahu, insanın kırlarda koşup topladığı çiçeklerden annesine taç yapası gelmeli. Öyle neşeli öyle çocuk...


Tüm annelerin anneler gününü kutlar, ellerinden yanaklarından öperim. En çok kendi annemin, birazcıkta ısırabilirim onu belki. Seni seviyorum Sultanım, iyi ki varsın.

Sevgiler, Mutluluklarr....

27 Eylül 2011 Salı

TOMBİK SOYAĞACIMIN GENİŞ GÖLGESİNDE ŞEKERLEME YEMEK



En son bu kadar kalabalık olduğumuzda sanırım hala üniversiteye gidiyordum. Anne, hala, teyze .. Ailemde ne kadar kadın varsa toplaştık. Belli bir süre geçmişten, kimliğini bilmediğim aile büyükleri ve küçüklerinden bahsettikte sonra bakınız sadece bahsettikten diyorum,sonra kadınsal mevzulara döndük. Eee o kadar kadın bir araya toplanınca bu rutini yaşamak kaçınılmaz oluyor. Ben o esnada ufaktan kaçmaya çabalayıp 'tuvalete gitmem lazım' falan gibi bahaneler yaratmaya uğraştım ama yemediler ve masaya zorla geri oturtuldum. Bizim ailenin kadınları biraz akıllı oluyorlar; konunun bana döneceğini ne kadar tahmin ediyorsam, onlar da benim sıvışmaya çalışacağımı o kadar iyi biliyorlardı. Kıl tüy muhabbetini geçtiğimiz 20 sene boyunca yaptığımız için yeni gündemimiz olan kilo sorununa yöneldik. Biz aileden tombiğiz, imza gibi bir şey bu. Bir soy  ağacı yapmamız gerekirse bizim ağaç biraz etine dolgun olur, meyvelerin büyüklüklüğünde de dalları muhtemelen sarkık olurdu. Buna rağmen her buluşmada illa bir kurabiye, börek çaydan oluşan set menü masada olur. Sanki hepsi 34 bedenmiş, suyun bile kalorisinin hesabını yapmazmış gibi tıkınıp dururlar. Demlik demlik çay höpürdetirler, eee kurabiyeler kuru kuru gitmiyor onlar da haklı.



Durum böyle olunca genetik şişman olduğuma kadar verdim. Milletin geninde mavi göz, uzun bacak, çıkık popo olur benimkinde fazla kilo, gıdı, göbek. Bahtsızlığımın ortaçağlara dayandığına karar verip bizimkileri dinlemeye koyuldum. Baktım herkesin fazlalığı farklı olsa bile hissettikleri hatta söyledikleri kelimeler bire bir aynı. 
'Ben gelinken belim aha şuncacıktı',
 'Ben senin yaşındayken 36 beden pantalon giyerdim tey tey', 'Genç kızken beni manken sanıp sokakta fotoğraflarımı çekererdi'. Şişli'nin vakti zamanında dutluk olduğuna ne kadar inanamıyorsam bu söylenenlere de o kadar inanamıyorum. Kabahat benim değil ki, şu son durumu görünce evvelisi gözümde canlanmıyor, henüz o kadar sağlam bir hayalgücüne sahip değilim.




11 Eylül 2011 Pazar

BANDIRA BANDIRA YEMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ


Bir elimde zeytinyağı bir elimde tereyağı, sanırım çıldırmanın eşiğinde yakaladım kendimi. Uzun süren bir bulanıklıktan sonra kendime geldim. Akşam yemeğe eşimin ailesi gelecekti ve ben hala balıketli olmanın getirdiği sorumluluk ile rejimime devam ediyordum, ediyorum. Kendi yiyeceklerimle insanların hayata karşı mutlu duruşlarını etkilememek için daha lezzetli bir şeyler yapmam gerekir diye düşünüp; soğuk meze, sıcak meze, ara sıcak, ana yemek ve öldürücü darbe olarak tatlı sıralamasını hazırladım. Evet yaptım bunu! Ne de olsa tek amacım karın doyurmak değil, göz doldurmakta fena olmaz hani.

Kendi ailem gelince problem yok, annem zaten doğuştan sağlık düşkünü ve  26 yıllık evlilik sonucu babam da bir yeşil sever oldu. Ama eşinin ailesi yemeğe geliyorsa işler biraz karışıyor ve 5 katı enerji harcıyorsun. O bardaklar bir kere dolu olsun lütfen, yavaş yavaş tadını çıkartarak için!  Bu git-gel durumu tempolu yapılırsa spor yerine bile sayılabilir. Ama benim vücudum fazla akıllı bir yaratık halini aldı son zamanlarda, harcadıklarının yerini hemen doldurmak istiyor. Sanırım spora tepkisini bu eşkilde ifade ediyor.

Ayıptır söylemesi, pilavım çok güzel olur. Ohh, kepçe kepçe yiyebilir insan patlayana kadar. Ama sanırım görümcem benimle aynı fikirde değil. Ellerimle hazırladığım o caanım yemekleri yemek onun için ufak bir seramoni halini alıyor, kökenlerinin bir yerinde japon olma ihtimali geliyor aklıma, çatalda pirinçlerimi görüyorum baldo baldo, teker teker yutuyor. Tabi masanın karşı tarafından sonunda oturmayı başarmış ben kurdeşen döküyorum sıkıntı stresten. O piriçlerle her gözgöze geldiğimizde kaşıntım artıyor. Akşamları yemek yemezmiş normalde ama beni de kıramıyor. Canımmmm!