mutlu hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutlu hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2014 Çarşamba

TELAŞLI KUĞU'NUN 40 HAFTA İLE İMTİHANI


Son bir kaç gündür diş ağrısı çekiyorum, artık diş mi yoksa diş eti mi tam bilemiyorum. En yakın zamanda doktora gitmem lazım onu da biliyorum ama işte acaba bir sorun çıkarmı diye korkuyorum. Gerçi gebelşkte dişeti şişmesi ağrısı vs gibi durumlar sık karşılaşılan durumlarmı yani bir özelliğim ayrıcalığım yok. Saçma korkularımla hamilelikte tanıştım. 

Normalde çok evhamlı biri değilimdir hatta biraz rahat olduğum bile söylenebilir ama hamilelik süresince yaşadığım bir takım olumsuz sağlık durumları ve fazla bilmenin getirdiği aşırı yük bende stres ve kaygı olarak geri döndü. Hamileliğin 28. haftasını saymaya bile başladım, malum erken doğum olur da vs vs. İnsana korku sonradan yerleşen bir duyguymuş ve baya zorluyormuş onu gördüm. Gerçi annem bebeler doğduktan sonra asıl korkunun evhamın başladığını iddia edip beni dahada ürkütse bile benim şimdiki halim bile kendimden soğumama yetecek derecede garip. Arada mola verip ‘Hayırdır tonton mevzun ne senin?’ diye kendimi dinleyip şakinleştirmesem işin ucu ooo kim bilir nerelere gidecek. 

Demir, kalsiyum, multi-vitamin takviyelerim tam gaz devam ediyor. Unutmamam lazım biliyorum ama bazı günler uyanıyorum ve sadece geri uyuyorum o kadar durağan geçiyor ki o anda adımı sorsan söyleyemem öyle boşa alıyorum beyni, unutuyorum o gün içmeyi. Daha çok dikkat etmeye çalışıyorum. 

Ceviz, yumurta, meyve, yoğurt ve bol su günlük menümün haremağaları. Hep oradalar. 


Not: Internette derimi araştırırken farkettim ki sabah mayhoşluğu yüzünden dişlerini fırçalamayan çokmuş hamilelikte. Aman diyim en mühim mevzu buymuş. Ya diş fırçalanacak ya da uygun bir gargara ile temizlenip daha sonra fırçalanacak ama her türlü fırçalanacak, yoksa zaten ağzın son derece hassas olduğu bu dönem daha problemli hale gelebilir.


3 Ekim 2014 Cuma

KENDİ KENDİNE KONUŞAN GEBELER KULÜBÜ


Millete su gibi akıp geçti dedikleri 9 ay Anne adayına hiç geçmez.
Merak endişe heyecan hazırlıklar hormonlar anlayışsızlar  artık gerisini hayal edin. Bana da hızlı geçtiği söylenemez ama daha hızlı geçmesi geçip giderken aıcık ardında güzel izler bırakması için kendi kendime meşgaleler buluyorum.Ben hergün sesli kitap okuyorum mesela, şarkı dinletiyorum öyle klasik falan değil baya sevdiğim sakinleştiğim şarkıları, günlük yazıyorum ileride okusun diye, ihtiyaç listesi yapıp internetten araştırıyorum kalem kalem, banyo sonrsı bebeyağı krem ne bulursam artık. Bir tek bire bir dialog kuramadım çok, geçen arkadaşım geldi ziyarete onun da az bir zamanı kaldı, geçti karşıma göbeğini seve seve ‘Anneeeem, canım napıyormuşş benim tatlışım.’ demeye başladı. Utancımdan dörde bölündüm, ben hala öyle konuşmalar yapamıyorum, garip geliyor, daha belki de çok zamanım var ondandır. Ama çok güzel kitaplar okuyorum, konferanslar dinletiyorum, çocuk bakımı ile ilgili kendimi geliştiriyorum çünkü baya Fransız olduğumu görüyorum diğer hamile bireylerin etrafında. Açığı kapamam lazım. Koşşş Kuğu!!!

DETAY;
İlk hafta masal okumakla başladım (Grimm Kardeşler)
Sonra Ingizlice Konferans (TED) dinledik ve hala günde 15 dk devam ediyoruz
Bu hafta Dört Anlaşma Toltek Bilgelik Kitabı ve Halil Cibran- Öz’ü okuyoruz
Bitince sırada Uçurtma Avcısı var.


Eller şişmeye başladı, tuz azaltıldı su çoğaltıldı.
Artık hiç bir yemeğe ekstra tuz atmıyorum salata dahil. 
8-10 bardak suyumu ihmal etmiyorum.
Daha sık acıkıyorum ama daha az yiyebiliyorum.
Gün içinde olabildiğince dinlensem bile akşamları 10-15-20 dk hafifçe yürüyoruz eşimle, bol bol konuşuyorum hazır yakalamışken, hem bedenime hem de psikolojime iyi geliyor. Motive oluyorum.